Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/3682 E. 2024/5008 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3682
- Karar No
- 2024/5008
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/1021 E.- 2020/72 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2020/İHK-315 HÜKÜM/KARAR : Davanın Usulden Reddine - İtirazın Kabulü ile Davanın Kabulüne SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2019/84645 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazının kabulüne, esas hakkında yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın 11.05.2016 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslahla talebini 54.374,86 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; emniyet kemeri takıp takmadığı belirlenerek takılmaması halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, başvuru tarihinden itibaren faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmadığı, uygun yönetmeliğe göre maluliyet raporu sunmanın dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; sunulan maluliyet raporunun usule uygun olduğunu, usulden red kararı verilmesinin doğru olmadığını belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının sunduğu 26.06.2019 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacıda %5 oranında sürekli maluliyet bulunduğu, hesap raporunun denetime elverişli olduğu gerekçesiyle, davacının itirazının kabulüne, esas hakkında yeniden hüküm tesisine, başvurunun kabulüne, 54.374,86 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusuru kabul etmedilklerini, davacının velayeti altında olduğu anne ve babasının kusurunun bulunduğunu, ATK'dan kusur raporu alınması gerektiğini, uzlaşma ve feragat hususunun netleştirilmesi gerektiğini, emniyet kemeri nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, sunulan maluliyet raporunun usule uygun olmadığını, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, maluliyet raporunun ATK 3. İhtisas Dairesi'nden alınması gerektiğini, faiz başlangıcının başvuru tarihinden itibaren ve yasal faiz şeklinde olması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının yolcu olduğu davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 11.05.2016 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun'un) 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun(4721 sayılı Kanun) 426 ncı maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Somut olayda; davacı ..., babası olan ...'in sürücüsü olduğu araçta yolcu konumunda iken 11.05.2016 tarihinde meydana gelen ve kaza tespit tutanağına göre babası ...'in kusuruyla sebebiyet vermiş olduğu tek taraflı trafik kazası sonucunda yaralanarak malul kalmıştır. Eldeki davada, davalı ... şirketinin davacının babasının sürücüsü olduğu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve davacının 2007 doğumlu ...'e velayeten kanuni temsilcileri olan annesi ...ve babası ... ... tarafından açıldığı görülmektedir. 4721 sayılı Kanun'un 426 ncı maddesinde temsil kayyımı gerektiren haller düzenlenmiş olup, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa vesayet makamı, ilgilisinin isteği üzerine veya re’sen temsil kayyımı atar. Temsil kayyımı atanmasına konu menfaat çatışmasının tarafları, temsil olunan ile onun yasal temsilcileridir. Küçüğün menfaati ile yasal temsilcinin menfaati arasında salt soyut bir tehlike olasılığının varlığı da temsil kayyımı atanması için yeterlidir. Eldeki davada davacılar anne ...ve baba ... ... küçüğün velisi ve dolayısıyla yasal temsilcisi ise de, sürücü baba, davacı ... trafik kazasına asli kusuruyla sebebiyet vermiş olup hükmedilecek tazminatın rücuen tahsili isteminde bulunulması ihtimalinin varlığı nedeniyle yasal temsilci olan anne ve babanın menfaati ile küçüğün menfaati bu davada çatışmaktadır. Bu sebeple kanuni temsilci anne ve baba küçüğü temsil edemez. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davacı küçüğe temsil kayyımı atanması için davacı yana süre verilmesi, bu işlem yönünden taraflardan süre uzatımına muvafakat istenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kayyım tayin edilmesi ve kayyımın davaya iştiraki sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.