Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1806 E. 2024/5618 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1806
- Karar No
- 2024/5618
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/124 E., 2022/722 K. KARAR : Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Ergani 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/80 E., 2021/142 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucu, Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 128 ada 8 ve 127 ada 29 parsel sayılı sırasıyla 2.663,19 m² ve 4.136,81 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, susuz tarla vasfıyla davalılar adına 15.03.2019 tarihinde tapuya tescil edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında davaya konu 128 Ada 8 Parsel ve 127 Ada 29 Parsel sayılı taşınmazların davalı taraf adına tescil edildiğini, yapılan kadastro tespitinin haksız, hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalı lehine zilyetlik şartlarının oluşmadığını, davaya konu taşınmazlar üzerinde kadastro tespiti öncesi zamanda kimsenin zilyetliğinin bulunmadığını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesindeki şartların gerçekleşmediğini, öncelikle dava konusu taşınmazlarda orman incelemesi yapılması ve akabinde taşınmazların orman olduğunun tespiti halinde tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini aksi durumda taşınmazın vasfının mahkemece tespit edilerek o vasıfla hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamış olduğu anlaşılmıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " dosya kapsamında bulunan belgeler, mahallinde yapılan keşif ve gözlem, mahalli ve komşu köy mahalli bilirkişiler ile tespit bilirkişi beyanları, taşınmaza ait 1950, 1984, 2002 ve 2011 yılları hava fotoğrafları ile bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirilmesi ile, dava konusu 128 ada 8 parsel sayılı taşınmaz ile 127 ada 29 parselin (B) harfi ile gösterilen 2157,36 m2 kısmının mera niteliğinde olması nedeniyle özel mülkiyete konu olamayacağı, dava konusu taşınmazda herhangi bir imar-ihya faaliyetinin bulunmadığı, yine bu nedenle davalılar lehine zilyetlik şartlarının oluşmadığı, taşınmazın kadim mera olduğunun anlaşıldığı,6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) "Hükmün tashihi" başlıklı 304 üncü maddesi ile: Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebileceği, hüküm tebliğ edilmişse hâkimin, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemeyeceği, davaya konu taşınmazların, dava dilekçesi, dosyaya sunulan resmi kayıtlar, mahallinde yapılan keşif ve dosyaya sunulan bilirkişi raporlarına göre, Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi 128 ada 8 parsel sayılı taşınmaz ile Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi 127 ada 29 parsel sayılı taşınmazlar olduğunun açık olduğu, mahkemece kısa kararda Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi 127 ada 29 parsel sayılı taşınmaz hakkında hüküm kurulması gerekirken, dava konusu olmayan Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi 128 ada 7 parsel sayılı taşınmaz hakkında hüküm kurulduğu, yapılan hatanın açık hata niteliğinde olması ve kararın tebliğ edilmemiş olması nedenleriyle mahkemece gerekçeli kararın resen düzeltilerek, hükümdeki "128 ada 7 parsel" ibarelerinin hükümden çıkarılarak yerlerine 127 ada 29 parsel yazılarak hüküm tashih edildiği " gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve Diyarbakır ili ... ilçesi ... mahallesi 128 ada 8 parsel nolu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile mera vasfı ile sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydedilmesine, Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi 127 ada 29 parsel nolu taşınmazın 24.01.2021 tarihli harita bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfiyle gösterilen 2.157,96 m2 kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile mera vasfı ile sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydedilmesine, Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi 127 ada 29 parsel nolu taşınmazın 24.01.2021 tarihli harita bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 1.979,45 m2 kısmına yönelik davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kısmen reddine ilişkin kararının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu 127 ada 29 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmı yönünden davalı lehine zilyetlik/imar-ihya şartları oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen reddine karar verildiğini, ancak, mahkemece delillerin takdirinde hataya düşüldüğünü, dava konusu taşınmazın (A) harfli kısmı yönünden, davalı lehine, Kanunun aradığı anlamda zilyetlik şartlarının oluşmadığını, Harita bilirkişi raporunda bulunan 1984 ve 2002 yılı hava fotoğraflarına ilişkin fotoğraflar incelendiğinde, dava konusu 127 ada 29 parsel sayılı taşınmazın (A) harfli kısmı ile tarım arazisi niteliğinde olmadığını, (B) harfli kısmı ve dava dışı tarım arazisi niteliğinde olmayan diğer taşınmazların aynı nitelikte olduğunun görüldüğünü, bu hava fotoğraflarında dava dışı sürülü olan tarım arazisi niteliğindeki taşınmazların da tarım dışı alanlardan görsel olarak rahatlıkla ayırt edilebildiğini, bu noktada (A) harfli kısma ilişkin harita bilirkişinin tespitinin hatalı olduğunun açık olduğunu, dava konusu 127 ada 29 parselin (A) harfli kısmının yakın zamanda tarımsal alan haline getirildiğini, bu hususun tespiti açısından uydu fotoğraflarından yararlanılması taleplerinin mahkemece dikkate alınmadığını, keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların da, davacılar ve murisinin dava konusu 127 ada 29 parsel sayılı taşınmazın (A) harfli kısmı üzerindeki zilyetliğinin kesintili olduğunu, bu kısmın bazı yıllar sürüldüğünü beyan ettiklerini, tüm bu hususlar ortada iken mahkemece davanın kısmen reddine karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen Hazine lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi ve tüm yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasının da hukuka aykırı olduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " hava fotoğraflarına dayalı harita, orman ve ziraat bilirkişisi incelemesinden istinaf incelemesine konu 127 ada 29 parselin (A) harfi ile gösterilen kısmının 1984, 2002 ve 2011 yıllarına ait hava fotoğraflarında tarımsal faaliyete konu olduğu, imar ve ihyasının gerçekleştiği, keşifte elde edilen beyanların bilirkişi raporlarında varılan sonuçlarla uyumlu olduğu, davalılar lehine kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz iktisabına ilişkin yasal şartların bu bölüm yönünden gerçekleştiği, keşfin usulüne uygun olarak yapıldığı, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu, Kadastro Kanunu madde 36/A uyarınca yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakıldığı ve davacı Hazine lehine vekalet ücreti hükmedilmediği, mahkemenin vakıa ve hukukî değerlendirmesinde usul ve esas yönünden Kanuna aykırılık bulunmadığı " gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastro öncesi taşınmaz üzerinde zilyetlik şartlarının gerçekleşmediği iddiasından kaynaklı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu. 3402 sayılı Kadastro Kanunu. 6831 Sayılı Orman Kanunu. 4342 Sayılı Mera Kanunu 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine'den harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.