Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/8300 E. 2024/6705 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/8300
- Karar No
- 2024/6705
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1689 E., 2022/1329 K. DAVA : TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazminat DAVA TARİHİ : 30/05/2018 KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/17 E., 2021/171 K. Taraflar arasındaki tapu kaydına kısmi olarak orman şerhinin işlenmesine dayalı tazminat talebine ilişkin açılan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Asıl ve birleşen dava, taşınmazın tapu kaydına orman şerhi konulması sebebiyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların ... ilçesi ... köyü 141 ada 21 parsel sayılı taşınmazın hissedarları olduklarını, tapu kaydına kısmi olarak orman şerhinin işlendiğini, halen davacılar ve diğer hissedarlar adına kayıtlı olan taşınmazın tapu kaydının iptali işleminin yapılmadığını, mülkiyet hakkının Anayasanın 35/1 ve 4721 sayılı Kanun'un 683 üncü maddeleri ile iç hukuk yönünden, AİHM Sözleşmesi Ek Protokol 1-1 maddesi gereğince de uluslararası hukuk yönünden güvence altına alınmış temel haklardan olduğunu, karşılıklı hak ve adalet dengesinin sağlanması amacıyla mülkiyet hakkı sahibinin tazminat niteliğinde bir bedel talep edebileceğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 200.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacılar vekili birleşen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/243 Esas sayılı dosyasının dava dilekçesinde, birleşen dosyanın davacılarının da dava konusu taşınmazda hissedar olduklarını, tapu kaydına kısmi olarak orman şerhi işlenmesi nedeniyle mülkiyet haklarının kısıtlandığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 300.000,00 TL'nin davalı Hazineden tahsilini talep etmiştir. Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2019/849 Esas, 2019/919 Karar sayılı ilamı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda objektif değer artışı uygulanmasına gerek bulunmadığı belirtildiği, ancak bilirkişi raporunda objektif değer artışı uygulanmamasına gerekçe gösterilen kriterlerin yeterli olmadığı, objektif değer artışına gerekçe olabilecek nitelikteki özelliklerin gözetilerek varsa objektif değer artış oranının gerekçeli ve denetime uygun şekilde tespiti gerekçesiyle kaldırılmıştır. Kaldırma kararı sonrası yeniden yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; tapu kayıtları, fen, ziraat, orman yüksek mühendisi ve gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine 06.06.1991 tarihinde "orman tahdit haritasının içerisindedir" şeklinde şerh konulduğu, ancak tapu kaydının iptal edilmediği, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine göre tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan hazinenin sorumlu olduğu, orman yüksek mühendisi ve fen bilirkişisi raporuna göre dava konusu taşınmazın 24.349,75 m2 lik kısmının devlet ormanları içinde kaldığı, asıl davanın değerlendirme tarihi olan 28.02.2018 ve birleşen davanın değerlendirme tarihi olan 30.05.2018 tarihi itibari ile dava konusu taşınmazların arazi vasfında olduğu, her ne kadar taraf vekilleri tarafından itiraz edilmiş ise de, net gelir metoduna uygun olarak değer belirlenen bu nedenle denetime ve hüküm vermeye elverişli olan 06.05.2019 havale tarihli bilirkişi raporuna göre; 141 ada 21 parselde kayıtlı taşınmazın orman sınırları içinde kalan kısmının değerinin 891.931,34 TL olduğu, asıl dava davacıları hisselerine düşen bedelin toplam 222.982,83 TL, birleşen dava davacıları hisselerine düşen kısmın bedeli ise toplam 668.948,50 TL olduğu, davacılar vekili tarafından dava değerlerinin bu şekilde ıslah edildiği ve ıslah harcının yatırıldığı anlaşıldığından, asıl davada davacıların davasının kabulü ile, 222.982,83 TL tazminatın asıl dava tarihi olan 28.02.2018 tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak 06.03.2019 havale tarihli bilirkişi heyeti raporundaki payları oranında asıl dava davacılarına verilmesine, birleşen 2018/243 Esas sayılı dosyada davacıların davasının kabulü ile, 668.948,50 TL tazminatın birleşen dava tarihi olan 30.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hazineden alınarak 06.03.2019 havale tarihli bilirkişi raporundaki payları oranında birleşen dosya davacılarına verilmesine, dava konusu 141 ada, 21 parsel sayılı taşınmazın 25.02.2019 düzenleme tarihli fen bilirkişi rapor ekindeki krokide B harfi ile gösterilen ve yeşil renkte boyalı 24.349,75 m2 lik kısmın asıl ve birleşen dava davacıları adına olan tapu kaydının iptali ile ayrı parsel numarası verilerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; " Kaldırma kararı sonrası alınan ek bilirkişi raporu ile kaldırma nedenlerinin karşılanmış olması, dava tarihi itibariyle taşınmazın arazi vasfında olduğu belirlenen taşınmazın değerinin gelir yöntemiyle belirlenmiş olmasının doğru olduğu, bilirkişi heyeti tarafından dava açılış tarihi alınan 2018 yılı için 36,63 TL olarak hesaplanan m2 birim fiyatları da bölge rayiçlerine uygun bulunduğundan, istinaf başvurularının esastan reddine " karar verilmiştir. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişilerce 2018 de el atılan gayrimenkulün metrekaresinin 36,00 TL olarak bildirildiği, oysa ekonominin bozulması sebebiyle gayrimenkulün metrekare değerinin 200,00 TL civarında olduğu, müvekkillerinin fahiş zararının bulunduğu, verilen kararın hatalı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; öncelikle husumet itirazında bulunarak, husumetin orman idaresine yöneltilmesini, davaya konu tazminatın zamanaşımına uğradığını, esasa ilişkin ise bedel hesaplaması ve faiz oranının hatalı olduğunu ve tapu iptaline ilişkin hükmü ve Hazine aleyhine olan sair hususları temyiz ettiklerini belirtmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.