Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7820 E. 2024/5592 K. – Vakıf Yöneticile

Konu: Vakıf Yöneticilerinin Görevden Alınması

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7820
Karar No
2024/5592
Karar Tarihi
Konu
Vakıf Yöneticilerinin Görevden Alınması

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1892 E., 2021/1228 K. KARAR : Davalı ...'in istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak görevden alma talebinin usulden reddine, davalılar hakkında müeyyide uygulanmasına ve 750,00 TL'nin davalı ...'dan tahsiline İLK DERECE MAHKEMESİ : Çankırı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/251 E., 2019/308 K. Taraflar arasındaki Vakıf yöneticilerinin görevden alınması davasında yapılan yargılama sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili ile davalılardan ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince davalı ...'ın istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle görevden alma talebinin usulden reddine ve davalılar hakkında müeyyide uygulanmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılardan ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde; davalıların yöneticisi oldukları "... Eğitim, Kültür, Sağlık ve Araştırma Vakfı"nın 29.04.2017 tarihli ve 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (689 sayılı KHK) ile kapatıldığını, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun (5737 sayılı Kanun) 10 uncu madde gereği vakıf yöneticilerinin vakfın amacına ve amaçlarına uygun olarak kullanmayan ağır ihmal ve kasıtlı fiilleriyle vakfı zarara uğratan özellikle yöneticisi oldukları vakfı 689 sayılı K.H.K. ile kapatılmasına sebebiyet veren davalı vakıf yöneticileri olan davalıların anılan madde gereği vakıflar Meclisinin 24.04.2017 tarihli ve 21491294-050-01-278 sayıl ile 260 nolu karar ile vakıf yöneticilerinin azlinin uygun görüldüğünü, dayanak teftiş raporunun sonuç ve kanaat bölümünün 2 nci maddesinde belirtildiği üzere vakfın banka hesabından ... tarafından çekilen 750,00-TL bedelin ilgili tarafından harcamaya dair her hangi bir belge ibraz edemediğini, belirterek 5737 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi uyarınca davalıların vakıf yöneticiliğinden azli ile 750,00-TL bedelin ilgilisi ...'den tahsili istenmiştir. İlk Derece Mahkemesince; davalıların görevden alınmalarının istendiği ... Eğitim, Kültür, Sağlık ve Araştırma Vakfının, 29.04.2017 tarihli ve 30052 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 689 sayılı KHK'nın 3 üncü maddesi kapsamında kapatıldığından, davalı vakıf yöneticilerinin görevden alınması talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına; davalı ... tarafından 750,00 TL bedelin çekildiği davalının vakıf adına ilgili bedeli kullandığını ispat edemediği gerekçesi ile 750,00 TL bedelin ...'den alınarak Vakıflar Genel Müdürlüğüne verilmesine karar ver verilmiştir. Davacı ... vekili ile davalılardan ...'in istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davalı ...'in istinaf isteminin esastan reddine; davacı vekilinin istinaf istemi yönünden ise, dava tarihinden önce kapatılan vakfın yöneticileri olan davalıların görevleri kapatma ile sona erdiğinden, yani dava tarihi itibariyle vakıftaki görevleri sona ermiş olduğundan, bu hususta mahkemeden davalıların görevlerinden alınmalarını istemekte davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığı, hukuki yarar dava şartı olup, mahkemece re’sen gözetilmesi gerektiği anlaşıldığından, mahkemece vakıf yöneticileri olan davalıların görevden alınmalarına ilişkin talep yönünden davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-h maddesi gereğince hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin doğru olmadığı, öte yandan davacı tarafça, Vakıflar Kanunu’nun 10/4 üncü maddesi kapsamında görevden almanın kanuni sonuçları hakkında karar verilmesi de istenilmiş olup, az yukarıda açıklanan nedenlerle davacı tarafın davalıların görevden alınmalarını istemekte hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakta ise de, görevden alınma için ileri sürülen sebeplerin varlığının sabit olması halinde Vakıflar Kanunu’nun 10/4 üncü maddesi kapsamında görevden almanın kanuni sonuçları hakkında hüküm kurmaya engel olmadığı da kanunun açık düzenlemesi gereği olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf istemi kısmen kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne, davalıların görevden alınmalarına ilişkin talebin hukuki yarar yokluğundan usulden reddine ve davalılar ..., ... ve ...’in 5737 sayılı Kanun’un 10/4 üncü maddesi uyarınca Meclis üyesi olamayacaklarına ve 5 yıl süreyle aynı vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacaklarına, ayrıca başka bir vakfın yöneticisi iseler o görevlerinden de alınmış sayılacaklarına ve 5 yıl süreyle hiçbir vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacaklarına; 750,00 TL bedelin davalı ...‘den alınarak davacı ... Müdürlüğüne verilmesine karar verilmiştir. Davalılardan ... vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; dava tarihinden önce 29.04.2017 tarihinde kapatılan ve hiçbir faaliyeti bulunmayan vakıftaki görevden alınması ve yaptırım uygulanmasının mümkün olmadığı, Vakıflar Kanunu 10 uncu madde sayılan görevden alma sebeplerinden hiçbirisi ile davalının itham edilemeyeceği, görevden alma davası reddedilmiş olduğundan müeyyide uygulanması talebinin de reddinin gerektiği, arz edilen ve resen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Dava, vakıf yöneticilerinin 5737 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi kapsamında görevden alınmaları istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/7820, K. 2024/5592, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-7820-e-2024-5592-k-7abced4ef303