Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/12834 E. 2024/8617 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/12834
- Karar No
- 2024/8617
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/710-2022/709 HÜKÜM/KARAR : Davanın Usulden Reddi-İtirazın Reddi SAYISI : K-2022/113945 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın, 15.04.2021 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki araca çarpmasıyla oluşan çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp %28,4 oranında malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyeti kabul etmediklerini, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, kusur tespiti yapılması, yasal faize hükmedilmesi ve vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvuru aşamasında sunduğu 13.12.2021 tarihli maluliyet raporunun, kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine aykırı şekilde düzenlendiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; başvuru aşamasında sunulan maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlendiğini, eksikliğin kabulü halinde ise tamamlanabilir dava şartı olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken usulden reddi kararının hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına esas alınan maluliyet raporunun mevzuata uygun biçimde düzenlenmediği ve raporu düzenleyen heyette uzman hekimlerin bulunmadığı, bu nedenle davacı tarafından usulüne uygun düzenlenmiş maluliyet raporu sunulmadan başvuru yapıldığı gerekçesi ile davacının itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru aşamasında sunulan maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlendiğini, eksikliğin kabulü halinde ise tamamlanabilir dava şartı olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken usulden reddi kararının hatalı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 15.04.2021 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya Ait Sorunlarda Engellilik ve Yaralanma Modeli veya Tanı İlişkili Değerlendirme başlıklı bölümde "...omurgaya ait sorunlarda yaralanma bulgularına kortikospinal yol bulgularda eşlik ediyor ise spinal kord lezyonları ile ilgili bulgular kullanılır, bu değerlendirme için engel kalıcı ve stabil olmalı ve son 12 ayda değişiklik olmamalıdır..." düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda, davacının yaralanması omurgaya da ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile başvuruya eklenen İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 13.12.2021 tarihli rapor arasında on iki aylık sürenin geçmediği, bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu ve son on iki aydır herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden rapor düzendiği, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından usulüne uygun maluliyet raporu ile sigortaya başvuru yapılmadığı gerekçesi ile başvurunun dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği, davacının itirazının İtiraz Hakem Heyetince reddedildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre, sigortaya usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığı gerekçesi ile dava şartı yokluğundan başvurunun usulden reddine karar verilmişse de İtiraz Hakem Heyetince; davacının tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Alan Kılavuzu’na göre yukarıda açıklandığı şekilde davacının yerleşim yerine en yakın yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre davalının kazanılmış hakları gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 03.10.2024 tarihinde Üye ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonucunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş olup bu karar davacı tarafça temyiz edilmiştir. Davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın 13.12.2021 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki araca çarpmasıyla oluşan çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp %28,4 oranında malul kaldığı belirtilerek sürekli iş göremezlik tazminatı talep edilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince ibraz edilen raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığı bu nedenle dava şartlarının yerine getirilmediği gerekçesiyle HMK'nın 114 üncü maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Dava şartları resen dikkate alınması gereken hususlardan olup mahkeme ya da hakemlikçe, dava şartı noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir. Hakem yargılamasında dava şartı noksanlığının sonradan giderilmesi zaman bakımından mümkün olmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.