Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/12651 E. 2024/10392 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12651
- Karar No
- 2024/10392
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1768 E., 2023/1336 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/523 E., 2023/141 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, davacının 20.06.2015 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının kendi düşüncesizliği ve ihmali sonucu yaralandığını, kazanın oluşumunda davalı şirkete izafe edilebilecek hiçbir kusur bulunmadığını, davacının manevi tazminat talebinin de fahiş olup, geçirdiği kaza neticesinde yaşadığı rahatsızlığın; elem ve ızdıraba neden olabilecek boyutta bulunmadığını belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş kazası nedeniyle davacının %37 oranında meslekte kazanma gücü kaybına uğradığı, kazanın meydana gelmesinde; davacının %20 ve davalı işverenin %80 oranında kusurlu oldukları gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile; 284.143,45 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden fazlaya ait istemin reddine, maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, davalı tarafa 30.07.2021 tarihinde yapılan 10.000,00 TL'lik ön ödemenin infazda nazara alınmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya izafe edilen kusur oranını kabul etmediklerini, kusur raporuna yönelik itirazlarının hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, ek rapor tanziminden kaçınıldığını, davalı tarafından alınan tüm önlemler ile davacıya verilen tüm eğitimler dikkate alındığında TBK. Md. 52/1 gereği tazminatın kaldırılmasının yahut indirilmesinin gerektiğini, Mahkemece kabul edilen maluliyet oranını ve bu maluliyet oranına göre yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini, 24.01.2023 tarihli aktüerya raporunda yapılan hesaplamaların afaki olup, somut gerçeklikten de uzak olduğunu, soyut beyanlara dayalı olarak davacının yol ve yemek ödemesi aldığının kabulü ile yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; "davanın açılmamış sayılmasına" karar verilen Bursa 10. İş Mahkemesinin 2015/805 E. 2018/388 K. sayılı dava dosyasında düzenlenen ve eldeki davada hükme esas alınan kusur raporlarının; iş kazasının meydana geldiği alandan seçilen ve aynı zamanda iş sağlığı ve güvenliği uzmanı bilirkişilerce ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlendikleri, gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli oldukları, kusur aidiyet ve oranlarının dayanakları açıkça belirtilmek suretiyle tespit edildiği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince anılan raporlara itibar edilerek kusur oranlarının belirlenmesinde isabetsizlik görülmediği, dosya içeriğinden; dava konusu iş kazası nedeni ile 01.07.2017 tarihinde kontrol muayenesine tabi tutulan davacıya 01.12.2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere %78,00 sürekli iş göremezlik derecesi üzerinden gelir bağlandığı, Kocatepe Sağlık Kurulu tarafından yapılan kontrol muayenesi sonrası sürekli iş göremezlik derecesinin azalma ile %48,2 olduğuna ve 22.05.2020 tarihinde kontrol muayenesi gerektiğine karar verildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 27.05.2019 tarih ve 2019/10005 sayılı kararı ile sigortalının 20.06.2015 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı maluliyet oranının, Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde (22.05.2018) düzeltme kaydıyla %51 olduğuna karar verilmesi üzerine davacıya 01.06.2018 ödeme döneminden geçerli olmak üzere %51 sürekli iş göremezlik derecesi üzerinden 179.509,73 TL ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığı ve 01.12.2015-24.03.2017 tarihleri arasını kapsar 16.513,24 TL fiili ödeme yapılmış olduğu, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 04.10.2021 tarih ve 18004 sayılı raporu ile davacının 20.06.2015 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı sağ ayak bileği artrodezi ve sol kalkaneus kırığı arızası nedeniyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun 18.05.2016 tarih ve 1569 sayılı kararında sürekli iş göremezlik durumuna girdiği tarih olarak belirtilen 07.11.2015 tarihinden itibaren %37.0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının ve Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun 22.09.2022 tarih ve 2540 sayılı raporu ile davacının 20.06.2015 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasıyla illiyetli sağ ayak bileği artrodezi ve sol kalkaneus kırığı arızası nedeniyle, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve Sosyal Güvenlik Kurumunun 18.05.2016 tarih ve 1569 sayılı Kararında sürekli iş göremezlik durumuna girdiği tarih olarak belirtilen 07.11.2015 tarihinden itibaren %37.0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının mütalaa edildiği, somut olayda; yukarıda belirtilen yasal prosedüre uygun inceleme yapılması, Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun sürekli iş göremezlik derecesinin belirlenmesi konusunda son merci olması ve mütalaasının bağlayıcı nitelikte bulunması, gerek %37,00 sürekli iş göremezlik derecesi üzerinden, gerekse Bursa 10. İş Mahkemesinin 2015/805 E. 2018/388 K. sayılı dava dosyasında toplanılan delillere göre belirlenen ücretin esas alınması sureti ile maddi zarar hesaplaması yapılmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemesi, öte yandan davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmaması nedeniyle davalı yararına usulü kazanılmış hak oluştuğundan davacı aleyhine yapılan hesaplamaların Dairece resen nazara alınmasının da mümkün bulunmaması gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı vekilinin temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında değerlendirildiği hususları da dikkate alınarak, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.