Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/13559 E. 2024/8481 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/13559
- Karar No
- 2024/8481
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2478 E., 2021/2060 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/220 E., 2021/356 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın davacılar ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekili ve davalılardan .... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... Cam Plastik Doğrama San.ve Tic. Ltd.Şti.nde 2.000,00 TL maaşla PVC ustası olarak çalıştığını, 1.12.2012 tarihinde ... Travacı yönetimindeki davalı işverene ait ... plakalı araçla montaja gittiği sırada aracın ... ... yönetimindeki ... plakalı yolcu minibüsü ile çarpışması sonucunda meydana gelen kazada yaralandığım, müvekkilinin araçta yolcu konumunda olup kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusurunun bulunmadığım, kazaya karışan ... plakalı aracın sigorta şirketi olan ... A.Ş.'nin maddi tazminat yönünden davalı işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, kaza sonrasında vücudunun bir çok yerinde kırıklar meydana gelen, sağ el yüzük parmağı kopan ve orta parmağı işlevini kaybeden müvekkilinin iş gücü kaybına maruz kaldığını, manevi olarak yıprandığım, bu süreçte eşini yalnız bırakmayarak destek olan eşi Nurten Bulut’un da kaza sebebiyle yıprandığım belirterek, fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak üzere müvekkilin iş göremezlik zaran olarak 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini; ... için 75.000,00 TL, eşi Nurten Bulut için 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte ... Cam Plastik Doğrama San. ve Tic. Ltd. Şti.'nden tahsilini talep etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı ... Cam Plastik Doğrama San.ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; olayda müvekkiline ve araç sürücüsü çalışanına kusur atfedilebilmesi için kazanın oluş şekli ve çevresel etkenlerin dikkate alınması gerektiğini, araçta yolcu olarak bulunan davacının emniyet kemerini takmaması sebebiyle zararın artmasına kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, davacının müvekkil firmada aynı pozisyonda çalışmaya devam etmekte olduğunu, davacının ATK’na sevk edilerek maluliyet durumunun tespitini talep ettiklerini, davacının raporlu olduğu süre içinde SGK’dan geçici iş göremezlik ödeneği aldığı gibi maaşınm kalan kısmının müvekkil tarafından davacıya ödendiğini, müvekkilinin kazadan sonra maddi ve manevi olarak davacının yanında olduğunu, davacıya avans nakit ödemeleri yaptığım, davacının halen müvekkile 4.444,00 TL borçlu olduğunu, davacının telefon hattının borcunu müvekkilin ödediğini, bu ödemeyi davacınm maaşından kesmediğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığım, müvekkil şirketin kazaya karışan ... plakalı aracın ZMMS (trafik) sigortacısı olduğunu, poliçe limitinin 225.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun kanıtlanması gerektiğini, temerrüt olgusu gerçekleşmediği için dava tarihinden önce faizden sorumlu tutulmayacaklarım, avans faizi talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; “davanın kısmen kabulüne" dair karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılar vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının maluliyetinin %29,2 olarak kabulü ile hesaplamaların bu oran üzerinden yapılması gerektiğini, kazaya karışan araç ticari nitelikte olduğundan tazminatlara ticari avans faizi işletilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda ortadan kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişice dosyada yer alan adli tıp raporuna aykırı şekilde rapor tanzim edildiğini, taraf teşkilinin mahkemece sağlanmadığının, meydana gelen trafik kazasında gerek şoför gerekse de karşı taraf araç ile ilgili tarafların davaya dahil edilmediğini, kusur raporunda belirtilen oranda da hata olduğunu, kusur oranını kabul etmediklerini, dava konusu alacak kalemlerinin zaman aşımına uğradığını, davacı işçinin emniyet kemerini takmayarak zararın artmasına kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, kusura ilişkin rapor hatalı olduğundan aktüerya raporunun da hatalı olduğunu, mahkemece ücretin hatalı olarak belirlendiğini, bordrolarda yer alan ücretin davacının gerçek ücreti olup bu miktarlar üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, davacıya ödenen miktarların dikkate alınmamasının hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının ne iyileşme sürecinde ne de iyileştikten sonra başka birisinin bakımına muhtaç olmadığını, davacı yönünden ağır bedensel zarar söz konusu olmadığından davacının eşi lehine manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda ortadan kaldırılmasını talep etmiştir. 3.Davalı ... AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur raporunu kabul etmediklerini, aktüerya raporundaki hesaplamanın da hatalı olduğunu, Mahkemece ücretin de hatalı olarak hesaplandığını, tazminat tutarı hesaplamasında SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değeri düşülmek suretiyle rapor alınması gerektiğini, davalı ... şirketi aleyhine manevi tazminat yönünden vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalı ... şirketinin manevi tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, davanın reddi gerekirken kısmen kabulünün hatalı olduğunu, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda ortadan kaldırılmasını talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 1-Davalı ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. bendi uyarınca esastan reddine, 2-Alınması gereken 24.328,83 TL istinaf karar harcından peşin alınan 6.083 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.245,83 TL harcın davalı ... Ltd. Şti. tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. bendi uyarınca esastan reddine, 4-Alınması gereken 59,30 TL istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 5-)Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6-)Davalı ... A.Ş. istinaf talebinde haklı çıktığından, davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalı ... A.Ş.'ye iadesine, 7-)İstanbul Anadolu 13. İş Mahkemesi'nin 17.06.2021 tarih, 2015/220 Esas ve 2021/356 Karar sayılı ilamının davalı ... A.Ş.'nin istinaf sebeplerinde haklı çıkması nedeniyle ortadan kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, bu kapsamda, davanın kısmen kabulüne, a-326.153,21 TL (davalı ... A.Ş. açısından 225.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) maddi tazminatın olay tarihi olan 01.12.2012 (davalı ... A.Ş. açısından dava tarihi olan 06.04.2015 tarihinden itibaren) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, b-25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 01.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Cam Plastik Doğrama San. ve Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, c-5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 01.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Cam Plastik Doğrama San. ve Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacı Nurten Bulut'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, dair karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacılar ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. 2.Davalı ...A.Ş. vekili istinaf nedenleri çerçevesinde kararın bozulmasını talep etmiştir. 3.Davalı ... ... Şti. vekili istinaf nedenleri çerçevesinde kararın bozulmasını talep etmiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava maddi ve manevi tazminat tazminat talebine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleri 3. Değerlendirme Eldeki dava dosyası incelendiğinde, hükme esas alınan kusur raporunun ve bu rapor benimsenerek oluşturulan hükmün oluşa uygun olmadığı görülmektedir. Buna göre davacı ...’ın PVC ustası olarak çalıştığı, dava dışı ...'ın kullandığı araç ile iş için seyahat ettiği esnada, ...'ın kullandığı aracın dava dışı ...’ın kullandığı araca çarptığı ve bu kaza sonucunda davacı ...'ın yaralandığı olayda her ne kadar davacı ...’a herhangi kusur takdir edilmeyen bilirkişi raporu esas alınarak hüküm verilmiş ise de, dosya içindeki kayıtlardan hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunun oluşa uygun olmadığı, davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı ve davacının alması gereken herhangi bir önlem olup olmadığının detaylı bir şekilde araştırılmadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple şayet davacının emniyet kemerinin takılı olması halinde bu yaralanmanın oluşup oluşmayacağı içinde uzman bir doktorun da bulunduğu heyetten alınacak bilirkişi raporuyla belirlenmeli, araçtaki teknik bakım eksikliği veya işçinin yorgun ve uykusuz bir şekilde çalıştırıldığının sabit olması halinde iş verenin kusurunun bulunacağı gözetilerek, mevcut trafik kazasında takip mesafesi ve hız kurallarına uyulsaydı dava dışı şoför ...’ın kusurunun değişip değişmeyeceği ve yine dava dışı ...’ın göz rahatsızlığının bu şekilde araç kullanmasına engel olmaması karşısında işvereninin salt bu sebeple kusurlu olmayacağı da göz önünde tutularak hazırlanacak kusur bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesisi yoluna gidilmemesi de isabetsizdir ve anılan hususlar bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde temyiz eden ilgililere iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.