Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/25619 E. 2023/14055 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/25619
- Karar No
- 2023/14055
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/903 E., 2021/1187 K. DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ... vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ : 05.09.2016 HÜKÜM/KARAR : Davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmancık 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/980 E., 2021/155 K. Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi zararın giderilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacılar ve yönünden temyiz dilekçesinin miktardan reddine, davacı ... yönünden temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 03.04.2016 tarihinde davacıların eş ve babaları olan sürücünün davalı ... tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan araç ile karıştığı tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini, davacıların desteklerinden yoksun kaldıklarını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve alacak belirlendiğinde talebini artırmak üzere şimdilik davacı ... için 6.000,00 TL, davacı ... için 2.000,00 TL, davacı ... için 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 16.03.2021 tarihli dilekçesiyle ... için talebini 213.218,59 TL'ye, ... için talebini 24.280,92 TL'ye, ... için 64.378,56 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen trafik kazasının genel şartlar gereğince teminat dışı olduğunu, sürücünün/işletenin kendi kusuru ile neden olduğu kaza nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin teminat dışında kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 03.04.2016 günü gerçekleşen kaza, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni genel şartların yürürlük tarihinden sonra olduğu anlaşılmış ise de destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat dışı bırakılmasına ilişkin yasal düzenlemelerin Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihli ve E.:2019/40; K.:2020/40 sayılı kararı ile sözü geçen 92 nci maddesinin 1 inci fıkrasına eklenen (i) bendinin iptal edildiği eldeki davada davacıların sırf ölenin mirasçısı sıfatı ile değil destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla talepte bulundukları, destekten yoksun kalma tazminatının miras yoluyla geçen bir hak niteliğinde değil sigorta hukuku kapsamında talep edilen bir hak olduğu, bu durumda ölen kişinin sigortalı aracın işleteni veya sürücüsü olmasının bir öneminin olmadığı, ölenin kusurunun üçüncü kişi konumunda olan mirasçılara yansıtılamayacağı, bu nedenle kusur raporuna gerek olmadığı 05.11.2020 tarihli hesap raporunun hükme esas alındığı gerekçesi ile davanın kabulüne, ... için 213.218,59 TL, ... için 24.280,92 TL, ... için 64.378,56 TL destekten yoksun kalma tazminatının (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) dava tarihi olan 05.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müteveffa ...'in sigortalı aracın işleteni olup mirasçılarının destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunamayacağını, müteveffa koruyucu tertibat olarak kask kullanmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, aktüer hesaplamalara itiraz ettiklerini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının sorumluluğunun kapsamının 01.06.2015 yani davaya konu trafik kazasından önce yürürlüğe giren Genel Şartlara göre belirleneceği, Genel Şartların A.6 maddesi (d) bendi uyarınca talebin ZMSS poliçe teminatı kapsamında olmadığı, ayrıca desteğin poliçe kapsamında üçüncü kişi sayılmayacağı, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karaylları Trafik Kanunu'nda sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber desteğin kusuruna denk gelen destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin sigorta teminat kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmadığına göre, davacıların, davalı zorunlu mali sorumluluk sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkı bulunmadığından mahkemece davacıların davasının reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesiz olarak kaldırma ve davanın reddi kararı verdiğini, poliçe tanzim tarihi 08.09.2015 olup 01.06.2015 tarihli Genel Şartların Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmesinin ardından Bölge Adliye Mahkemesinin kararına dayanak yapılamayacağını, poliçe tarihi itibariyle Karayolları Trafik Kanunu'nda dava konusu kazanın teminat dışında olduğuna dair bir düzenleme de bulunmadığını, bu nedenle davanın reddi kararının yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi yapılan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu vefat eden sürücü/işletenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu' nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı. 3. Değerlendirme Davacılar ... ve ... vekilinin temyizine ilişkin olarak; 1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar yönünden temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir. Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince ihtiyari dava arkadaşı olan davacılardan ... için reddedilen ve temyize konu edilen miktar 24.280,92 TL, ... için reddedilen ve temyize konu edilen miktar 64.378,56 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacılardan Fatma ve Nisan vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Davacılardan ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 2. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Davacılardan ...'in temyizi bakımından incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, kaza tarihine ve müteveffa sürücünün tam ve asli kusurlu olmasına, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartlarının c.11 inci maddesi gereği bu tarihten sonra akdedilen poliçeler için anılan genel şartların uygulanacağına, Anayasa Mahkemesi tarafından ZMSS Genel Şartlarının değil Karayolları Trafik Kanunu'nun bu genel şartlara atıf yapan bazı maddelerinin iptal edilmesine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin ayrı ayrı miktardan REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılardan ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacı ...'e yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.