Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7757 E. 2024/6109 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7757
Karar No
2024/6109
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/624 E., 2022/567 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/197 E., 2020/20 K.

Taraflar arasındaki yargılanmanın yenilenmesi talepli açılan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Verilen karar davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından 2004 yılında Keban Kadastro Mahkemesinde açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, gerekçeli kararın 2 nolu bendinde ada ve parsel numaraları yazılı taşınmazların mera vasfı ile sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verildiğini, bu kararın kesinleşmesinden sonra Keban Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtığını ve 2014/58 Esasını aldığını, Keban Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan keşifte mera ile sınırlandırılan taşınmazların mera vasfında olmadıklarının bilirkişi raporları ile anlaşıldığı, dolayısıyla Keban Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan bilirkişi raporlarının yeni bir belge niteliğinde olduğu bu sebeple Keban Kadastro Mahkemesinin 2004/4 Esas, 2011/3 Karar sayılı kararının yerinde olmadığını ve yargılamanın yenilenmesini talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun m.375/1-ğ fıkrasına göre karara esas alınan bir hükmün kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kaldırılmış olması şartı yargılamanın yenilenmesi talebinin olduğu tarihte gerçekleşmediğinden, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun m.375'e göre şartları oluşmayan yargılamanın yenilenmesi davasının reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince; "Keban Kadastro Mahkemesinin 09.03.2011 tarih ve 2004/4 Esas, 2011/3 Karar sayılı kararının 2. bendinde gösterilen ... köyü 109 ada 19, 109 ada 27, 109 ada 35, 109 ada 88, 109 ada 96, 111 ada 54, 111 ada 55, 111 ada 58, 111 ada 59, 111 ada 60, 111 ada 61, 111 ada 62, 111 ada 65, 111 ada 69, 111 ada 72, 111 ada 75, 112 ada 2 ve 113 ada 1 parsel sayılı taşınmazların mera olarak sınırlandırılmasına karar verildiği, kararın 7. Hukuk Dairesinin 27.11.2012 tarih ve 2012/8243E -8426 K. sayılı ilamıyla onama üzerine kesinleştiği, bu taşınmazlardan 109 ada 19, 35, 87, 89, 96 parseller, 111 ada 58, 59, 61, 62 parsel, 112 ada 2 parsel, 113 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar hakkında aynı davacı tarafından Keban Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/58 E. sayılı dava dosyasının açıldığı, Asliye Mahkemesince yapılan keşif sonucunda alınan teknik bilirkişi raporlarında bahsi geçen taşınmazların mera vasfı taşımadığına dair görüş bildirilmesi üzerinde, davacı tarafça eldeki yargılamanın yenilenmesi davasının açıldığı, ancak talebin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 375 inci maddesinde tahdidi olarak sayılan yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden hiç birisine uymadığı, Keban Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/58 E. ve 2020/27 K. sayılı dava dosyasının Dairenin 2021/343 Esas-2022/565 Karar sayılı dosyası üzerinden aynı gün istinaf incelemesinin yapıldığı, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi ile hükümde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla" davacı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Verilen karar davacı tarafından; Keban Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/58 E. ve 2020/27 K. sayılı dava dosyasının karara çıktığı, Bölge Adliyesi Mahkemesince kararın bozulduğu, mahkemenin reddine gerekçe sunduğu derdestliğin ortadan kalktığı, bu nedenle verilen kararın bozulması istemiyle temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/7757, K. 2024/6109, T. 21.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-7757-e-2024-6109-k-89e51d4196e0