Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3497 E. 2024/6735 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3497
Karar No
2024/6735
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

İNCELENEN KARARIN : MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2014/23 E., 2020/2 K. KARAR : Davacı ve müdahillerin davalarının reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı ve müdahillerin davalarının reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, bir kısım davacılar ve asli müdahiller vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Manisa ili Turgutlu ilçesi Sarıbey köyü çalışma alanında 1960 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 568 parsel sayılı 341,500 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Gediz Nehri'nin ittisalinde olup Gediz Nehri'nin zaman zaman istikamet değiştirmesi ile meydana gelmiş çay metrukatı olduğundan bahisle, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar ve asli müdahiller, ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, vergi kayıtlarına ve satın alma ile eklemeli zilyetlik nedenlerine dayanarak çekişmeli taşınmazın kendi zilyet ve tasarruflarında bulunan bölümlerinin adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. İlk Derece Mahkemesince verilen önceki tarihli hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 29.04.2014 tarihli ve 2014/2193 Esas, 2014/4970 Karar sayılı ilamıyla; "... mahkeme kararlarının gerekçeli olmak zorunda olduğu, ancak somut olayda mahkemece gerekçe gösterilmeden davanın reddine karar verilmiş olmasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297 ve 298 inci maddeleri ile hukuki dinlenilme hakkına aykırı olduğu ..." gerekçesiyle bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince usule ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "... dava konusu 568 nolu parselde bilirkişi heyeti raporunda ve eklerinde sunulan 1951 tarihli memleket haritasında Gediz Nehri ve yatağı olması, dinlenen bazı yerel bilirkişilerin dava konusu parselin önceleri Gediz Nehri olduğunu sonradan yatak değiştirerek şimdiki durumu aldığını, ondan sonra dava konusu parselin kullanılmaya başlandığını beyan etmesi ve komşu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtlarında dava konusu parsel yönünü çay, Gediz Nehri olarak okumuş olması karşısında dava konusu parselin 1951 yıllarında Gediz Nehri ve yatağı olduğu, Gediz Nehrinin yatak değiştirmesi ve şimdiki durumu alması sonucu kullanılmaya başlandığı ve kadastro tespitinin 01.05.1960 tarihinde yapıldığı göz önüne alındığında, davacılar ve müdahiller lehine 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi şartları oluşmadığının anlaşıldığı ..." gerekçesiyle, davacı ve asli müdahillerin davalarının reddine ve çekişmeli taşınmazın tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, bir kısım davacılar ve asli müdahiller ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup bir kısım davacılar ve asli müdahiller ... ve müşterekleri vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 373,20 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/3497, K. 2024/6735, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-3497-e-2024-6735-k-3d32ca0661a0