Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/1768 E. 2024/6441 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1768
Karar No
2024/6441
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/9 E., 2021/21 K. Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacıların davasının reddine, müdahilin davasının kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında Sivrihisar ilçesi Aydınlı köyü çalışma alanında bulunan dava ve temyize konu 1305 parsel sayılı 30.400.00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... ve ... tarafından davalı ... ve müşterekleri aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Diğer taraftan yargılama sırasında ..., satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmıştır. Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda verilen önceki tarihli karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle; "Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı açıklanarak, çekişmeli taşınmaza komşu (taşınmazın batısında bulunan ve Kaldırım köyü sınırları içinde bulunan taşınmazlara ait parsellerin ada parsel numaraları da belirlenmek suretiyle) taşınmazların kadastro tutanaklarının onaylı örnekleri ve varsa dayanakları ile kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları getirtilmesi, bundan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ve aynı köyde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, sağ olmaları durumunda belirtmelik bilirkişileri huzuruyla yeniden keşif yapılması, keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması; taşınmaz üzerindeki zilyetliğin hangi tarihte başladığı hususu tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, taşınmazın öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, komşu da mera parseli bulunması halinde mera parselinden ne suretle ayrıldığı hususları sorulup saptanması, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmesi, yargılama sırasında dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişki yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılması, ziraat bilirkişisinden önceki keşif sonucu dosyaya ibraz edilen ziraat bilirkişi raporundaki bulgular da değerlendirilerek taşınmazların niteliği, toprak yapısı, komşu parsellere göre arz ettiği özellikler ve taşınmazlar ile komşu durumda mera parseli bulunması halinde aralarında doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, meranın devamı niteliğinde olup olmadığı hususlarında bilimsel verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, taşınmazı tüm yönleriyle gösterecek fotoğrafları çektirilmesi, fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmaz işaretlenmesi, fen bilirkişisinden ise keşfi izlemeye ve bilirkişi sözlerini denetlemeye elverişli harita düzenlettirilmesi, bundan sonra müdahil davacı lehine Hazine tapusunun oluştuğu tarihe kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 46/1 inci maddesinde belirtilen şartların oluşup oluşmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacıların davasının reddine, müdahilin davasının kabulüne, dava konusu 1305 parsel sayılı taşınmazın müdahilin mirasçısı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesi gereğince ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/1768, K. 2024/6441, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-1768-e-2024-6441-k-e718eda4d606