Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/2987 E. 2024/6911 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2987
- Karar No
- 2024/6911
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
İNCELENEN KARARIN : MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/973 E., 2021/1019 K. DAVA TARİHİ : 12.07.2007 KARAR : Davacı ...'ın istinaf başvurusunun reddine, davalı ... haricindeki ... mirasçıları vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında karar verilmesine,
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2007/603 E., 2020/1 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davacı ...'ın temyize konu 121 ada 93, 109 ,159 ada 219, 220, 224, 243, 169 ada 6, 190 ada 19, 51, 205 ada 40, 43, 225 ada 27, 28 parsellere yönelik davasının kabulüne, davacı ...'ın 159 ada 219, 220, 224, 225 ada 27, 28 ve 230 ada 8 parsel sayılı taşınmazlara yönelik açtığı davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, 169 ada 6 parsel sayılı taşınmaza yönelik açtığı davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı ... ve davalı ... haricindeki ... mirasçıları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacı ...'ın istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... haricindeki ... mirasçıları vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında karar verilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili ve davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Kocaeli ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 121 ada 93, 109, 159 ada 219, 220, 224, 243, 169 ada 6, 190 ada 19, 51, 205 ada 40, 43, 225 ada 27, 28 ve 230 ada 8 parsel sayılı sırasıyla 1475.03, 1215.23, 2013.24, 1978.20, 2147.75, 2127.71, 815, 2519.33, 896.25, 1903.56, 1844.25, 612.33, 737.45, 102.31 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde; Kocaeli ili ... ilçesi ... Köyü 121 ada 93, 109, 159 ada 219, 220, 224, 243, 169 ada 6, 190 ada 19, 51, 205 ada 40, 43, 225 ada 27, 28 parsel sayılı taşınmazların müşterek muris ...'dan intikal ettiğini ileri sürerek, tespitin iptali ve miras payının adına tescilini talep etmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde; Kocaeli ili ... ilçesi ... Köyü 159 ada 219, 220, 224, 169 ada 6, 225 ada 27, 28 ve 230 ada 8 parsel sayılı taşınmazlar hakkında eşinin babası ...'dan gelen hakka dayanarak, kadastro tespitinin iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davalar birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda; "Davacı ...'ın açtığı dava yönünden yapılan değerlendirmede; her ne kadar mahalli bilirkişi ve tutanak mümzi dava konusu taşınmazların murisin sağlığında yaptığı paylaşımda ...'a düştüğünü beyan etmiş iseler de ortak tanığın taksimin ... ile ... tarafından yapıldığını beyan ettiği, her 3 tanığın da davacı ...'ın taksime dahil edilip edilmediğini bilmediği hakeza davalı tarafın paylaşımda ... ile ...'ye yer verildiğini ve tespit sırasında ...'nin üzerine yazıldığını iddia ettiği dava konusu taşınmazların komşu parsellerinin çoğunun da davalı olması nedeniyle malik hanelerinin boş olduğu, komşu parsel tutanaklarında ise sadece bir parselin ... adına kayıtlı olduğu, ...'ın hakkını oğlu olan ...'ye verdiğine ilişkin herhangi bir beyanı olmadığı gibi bu hususta dava açmış olmasının da böyle bir devrin olmadığını ispatladığı kanaatine varılarak davacının davasını ispatladığı, davalı tarafın ise muris tarafından dava konusu yerlerin kendisine devredildiğini ve yapıldığını iddia ettiği, paylaşımın usulüne uygun yapılıp yapılmadığını, paylaşımda ... ile ...'ye düşen yerlere ilişkin taşınmazların hangileri olduğunu ve ...'in tek mirasçısı olan ... ( ...'nin eşi) ve murisin mirasçısı olan ... (...'nin annesi) tarafından ...'ye devredilip edilmediğini ispatlayamadığı, ...'nin de ... aleyhine dava açtığı düşünüldüğünde paylaşımın taraflarca da kabul edilmediği ve çekişme konusu olduğu; davalı ...'ın açtığı dava yönünden yapılan değerlendirmede; davacı ...'ın dava konusu 159 ada 219,220, 225 ada 28 ve 230 ada 8 parsel sayılı taşınmazların 1/2 sinin kendisine ait olduğu, 159 ada 224 ve 225 ada 27 parselin ise bir kısmının kendisine ait olduğunu, eşinin hayatta olduğunu ve taşınmazların kayın pederi ... dolayısıyla kendisine kaldığını iddia ederek dava açtığı, davacının hali hazırda annesi ...'nin ve eşi ...'nin hayatta olduğu ve ... ve ... terekesine karşı 3. kişi konumunda olduğu eşinin veya annesinin haklarını kendisine devrettiğini de ispatlayamadığı ve açtığı dava da hukuki yararı olmadığı, 169 ada 6 parsel hakkında ise 19/11/2007 tarihli celse de davasından feragat ettiği" gerekçesiyle davacı ...'ın temyize konu 121 ada 93, 109 ,159 ada 219, 220, 224, 243, 169 ada 6, 190 ada 19, 51, 205 ada 40, 43, 225 ada 27, 28 parsellere yönelik davasının kabulüne, davacı ...'ın 159 ada 219, 220, 224, 225 ada 27, 28 ve 230 ada 8 parsel sayılı taşınmazlara yönelik açtığı davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, 169 ada 6 parsel sayılı taşınmaza yönelik açtığı davanın feregat nedeniyle reddine, çekişmeli 121 ada 93, 109, 159 ada 219, 220, 224, 243, 169 ada 6, 190 ada 19, 51, 205 ada 40, 43, 225 ada 27, 28 parsellerin kadastro tespit tutanaklarının iptali ile 32/96 payın davacı ..., 64/96 payın tespit maliki adına olacak şekilde tapuya kayıt ve tesciline, 230 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davacı ... ve davalı ... haricindeki ... mirasçıları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacı ...'ın istinaf başvurusu yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen ret kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı tarafın istinaf başvurusu yönünden; dava konusu parsellerin ortak muris ...'dan geldiği konusunda taraflar arasında ihtilaf olmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın murisin sağlığında dava konusu parsellerin zilyetliğini davalılara devredip devretmediği noktasında olduğu, tapusuz taşınmazların menkul mal hükümlerine tabi olup yanlar arasındaki uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği, tapusuz taşınmazlarda zilyetliğin devrinin bilirkişi ve tanık beyanları ve her türlü delille kanıtlanabileceği, somut olayda da mahalli bilirkişilerin, tespit bilirkişinin, davalı tanığının birbiri ile uyumlu beyanlarına hatta bu beyanları destekleyen davacı beyanlarına göre ortak muris ...'ın dava konusu taşınmazlardaki zilyetliğini davalı ...'a devrettiği, dava konusu taşınmazların muris ...'ın terekesinden çıktığı, murisin terekesinden çıktığından davacı ...'nin terekeden gelen hakka dayanamayacağı davacı ... tarafından davalıya yönelik açmış olduğu davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle davacı ...'ın istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... haricindeki ... mirasçıları vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden esası ile ilgili olarak; davacı ...'ın temyize konu 121 ada 93, 109 ,159 ada 219, 220, 224, 243, 169 ada 6, 190 ada 19, 51, 205 ada 40, 43, 225 ada 27, 28 parsellere yönelik davasının reddine, davacı ...'ın 159 ada 219, 220, 224, 225 ada 27, 28 ve 230 ada 8 parsel sayılı taşınmazlara yönelik açtığı davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, 169 ada 6 parsel sayılı taşınmaza yönelik açtığı davanın feragat nedeniyle reddine, çekişmeli 121 ada 93, 109 ,159 ada 219, 220, 224, 243, 169 ada 6, 190 ada 19, 51, 205 ada 40, 43, 225 ada 27, 28, 230 ada 8 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş ve işbu karar davacı ... vekili ve davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dava konusu 230 ada 8 parsel sayılı taşınmaz yönünden; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davacı ... ve davacı ...'ın dava konusu 159 ada 219, 220, 224, 169 ada 6, 225 ada 27 ve 28 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazları ile davacı ...'ın dava konusu 121 ada 93, 109, 159 ada 243, 190 ada 19, 51, 205 ada 40 ve 43 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazları yönünden; a) Dava konusu 159 ada 219, 220, 224, 169 ada 6, 225 ada 27 ve 28 parsel sayılı taşınmazlar yönünden; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacı ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde değildir.
b) Dava konusu 121 ada 93, 109 ,159 ada 219, 220, 224, 243, 169 ada 6, 190 ada 19, 51, 205 ada 40, 43, 225 ada 27 ve 28 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu parsellerin ortak muris ...'dan geldiği konusunda taraflar arasında ihtilaf olmadığı, mahalli bilirkişilerin, tespit bilirkişinin, davalı tanığının birbiri ile uyumlu beyanlarına hatta bu beyanları destekleyen davacı beyanlarına göre ortak muris ...'ın dava konusu taşınmazlardaki zilyetliğini davalı ...'a devrettiği, dava konusu taşınmazların muris ...'ın terekesinden çıktığı, murisin terekesinden çıktığından davacı ...'nin terekeden gelen hakka dayanamayacağı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi'nin kabul yönündeki kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır.
Şöyle ki; davalı ... dosyaya sunduğu 21.11.2007 havale tarihli cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazların ... ve ...'dan geldiğini, ...'ın hisselerinin tamamını zilyetlik yolu ile satın aldığını, ... mirasçısı olduğundan 1/3 hissenin adına tescil edildiğini, dolayısıyla taşınmazların 4/6 hissesinin adına, 2/6 hissesinin davacı adına tescil edilmesi gerektiğini belirtmiş; bu beyanı ile davacının dava konusu taşınmazlarda 2/6 hissesi bulunduğunu ikrar etmiştir. 02.07.2008 tarihli celse beyanında ise; dava konusu taşınmazların müşterek muris ...'dan kaldığını, ancak ...'ın sağlığında mirasını taksim ettiğini, davacının hakkı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Sonraki aşamalarda da gerek kendisi gerekse mirasçıları; müşterek muris ...'dan kalan dava konusu taşınmazları ...'in sağlığında paylaştırıp davalı ...'a verdiğini, taşınmazlar içerisinde bulunan ... paylarını da ...'ın satın aldığını, o günden bu yana kendilerinin kullandığını savunmuşlardır. Bu beyanlardan anlaşılacağı üzere; davalı ...'ın dosya kapsamında birbiriyle çelişkili beyanları bulunmakta olup, Bölge Adliye Mahkemesince davalının beyanları üzerinde durulmamış, özellikle de 21.11.2007 havale tarihli dilekçesi tartışılmamıştır.
Ayrıca; İlk Derece Mahkemesince yapılan keşifte dinlenen davacı ve davalı tarafın ortak tanığı ..., dava konusu taşınmazların müşterek muris ...'dan kaldığını, mirasçılardan ... ve ...'in, ... mallarını taksim ettiklerini ancak bu paylaşımı ne zaman yaptıklarını bilmediğini beyan etmiştir. Tespit bilirkişisi ... ise; dava konusu 225 ada 28 parsel ve 27 parselin bir bölümünde ...'ın haklarını ...'ın aldığını, diğer dava konusu taşınmazların muris ...'ın sağlığında paylaşılıp ...'a düştüğünü beyan etmiş ancak zilyetliğin devrinden söz etmemiştir. Sadece mahalli bilirkişi ... ...; dava konusu taşınmazların, muris ...'a ait iken sağlığında paylaşım yapıp davalı ...'a verdiğini ve o zamandan beri de kendisi ve mirasçıları tarafından kullanıldığını beyan etmiştir. Mahkemece, tek mahalli bilirkişi beyanı ile yetinilerek karar verilmiş; tarafların tanık listesinde yer alan diğer tanıklarına da keşif günü yöntemince davetiye ile bildirilmemiş ve dinlenmemiştir. Evveliyatı müşterek murise ait olan taşınmazların murisin sağlığında mirasçılardan birine hibe edilip zilyetliğininin devredilmesi ile murisin ölümünden sonra mirasçılar arasında paylaşılmış olmasının hüküm ve şartları birbirinden farklı olup uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için bu hususun tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Kaldı ki, dava konusu taşınmazların bazılarının müşterek muris ...'dan mı intikal ettiği yoksa ... tarafından davalı ...'a mı satıldığı noktasında da çelişkili beyanlar mevcut olup, bu çelişki üzerinde de durulmamıştır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmazları iyi bilen, elverdiğince yaşlı ve yansız mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişiler ve tarafların listelerinde yer alan tanıkları usulünce davetiye ile çağrılarak mahallinde yeniden keşif yapılmalı, dava konusu taşınmazların müşterek muris ...'dan intikal edip etmediği, ...'dan intikal ediyorsa sağlığında davalı ...'a hibe edilerek zilyetliğin kendisine devredilip devredilmediği veya ölümünden sonra mirasçıların tümünün katılımıyla yöntemince taksim yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa hangi tarihte taksim edildiği, her bir mirasçıya hangi mevkiden taşınmaz mal verildiği, taşınmaz mal verilmeyen mirasçının ne şekilde razı edildiği ve davaya konu taşınmazların taksimde davalıya bırakılıp bırakılmadığı hususunda maddi olaylara dayalı ve somut beyanları alınmalı, beyanlar arasında çelişki bulunduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, çelişkinin giderilmemesi halinde hangi beyana üstünlük tanındığının gerekçesi karar yerinde gösterilmeli; bundan sonra davalı ...'ın dosyaya sunduğu 21.11.2007 havale tarihli cevap dilekçesindeki beyanı ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip tartışılarak sonucuna göre karar verilmelidir.
İlk Derece Mahkemesince, belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılmaksızın davanın reddine karar verilmiş olması isabetsiz olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davacı ... tarafından temyiz olunan dava konusu 230 ada 8 parsel sayılı taşınmaz yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Yukarıda (2a) bendinde açıklanan sebeplerle, dava konusu 159 ada 219, 220, 224, 169 ada 6, 225 ada 27 ve 28 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacı ...'ın temyiz itirazlarının REDDİNE,
Yukarıda (2b) bendinde açıklanan sebeplerle, dava konusu 121 ada 93, 109, 159 ada 219, 220, 224, 243, 169 ada 6, 190 ada 19, 51, 205 ada 40, 43, 225 ada 27 ve 28 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.