Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2672 E. 2024/10574 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2672
- Karar No
- 2024/10574
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1257 E., 2022/47 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul - Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/592 Esas, 2021/137 Karar
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının içinde bulunduğu araca davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün, davalıya sigortalı araca da başka bir aracın 18.11.2013 tarihinde çarpmak suretiyle meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığı, kalçasında parçalı kırıklar oluştuğu ve iç organlarının zarar gördüğü, kazada davalıya sigıortalı aracın tam kusurlu olduğu, yolcu olan davacının ise kazada kusuru bulunmadığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak suretiyle şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte talep etmiştir.
Davacı vekili 13.04.2018 tarihli dilekçesi ile toplam talebini 197.594,62 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusur oranı nispetinde sorumlu olduklarını, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, kusur ve maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, davacının emniyet kemeni kullanmıyor olması halinde müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, rücuya tabi ödemelerin belirlenerek tazminattan tenzilini, temerrüde düşmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.10.2018 tarih ve 2017/44 Esas, 2018/926 Karar sayılı kararı ile; davacının yolcu olarak bulunduğu araç ile davalıya sigortalı araç arasında 18.11.2013 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile malul kalan davacının maddi tazminat isteminde bulunduğu, kusur oranlarının belirlenmesi amacıyla alınan raporda davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün %75 oranında davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise %25 oranında kusuru bulunduğu, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 07.02.2018 tarihli maluliyet raporunda davacının %26 oranında maluliyeti, 6 ay geçici iş göremezlik süresinin bulunduğunun belirtildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya rücuya tabi 4.726,50 TL ödeme yapıldığı, PMF Yaşam Tablosu dikkate alınarak yapılan hesaplamada 1.294,46 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 48.104,20 TL kalıcı iş göremezlik zararının belirlendiği, bu hesaplamalar esas alındığında %100 kusur oranına göre geçici iş göremezlik zararının 5.177,84 TL, kalıcı iş göremezlik zararının ise 192.416,78 TL olmak üzere toplam 197.594,62 TL tazminatın belirlendiği, yapılan 4.726,50 TL ödemenin mahsubu ile 192.868,12 TL bakiye kaldığı, davacının alkollü birinin aracına bilerek binmesi nedeni ile %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılmasına karar verildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 154.294,49 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 25.08.2019 tarih ve 2019/118 Esas, 2019/896 Karar sayılı kararı ile; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1 ve 88/1. maddesinin müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına dayandığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61 ve 163. maddelerine göre davacı sorumlulardan biri aleyhine ya da tek dava ile hepsinden zararını talep edebileceği, ancak hakimin talep ile bağlı olduğu, dava dilekçesinin içeriğinden davacının müteselsil tahsil etme niyetinde olduğu, dava dilekçesi , talep artırım dilekçesi dikkate alındığında davalının bu yöndeki istinaf talebinin reddi gerektiği, davalı vekilinin maluliyet raporuna ilişkin istinaf talebi bulunduğu Çukurova Üniversitesinden alınan rapor ile 07/02/2018 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinin verdiği rapor arasında çelişki bulunduğu bu nedenle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kusur oranlarının belirlenmesi amacıyla alınan raporda davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün %75 oranında, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise %25 oranında kusuru bulunduğu, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden alınan 07.02.2018 tarihli maluliyet raporunda davacının %26 oranında maluliyeti , 6 ay geçici iş göremezlik süresinin bulunduğunun belirtildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya rücuya tabi 4.726,50 TL ödeme yapıldığı, PMF Yaşam Tablosu ve %25 kusur oranı esas alınarak yapılan hesaplama neticesinde 1.294,46 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 48.104,20 TL kalıcı iş göremezlik zararının belirlendiği, bu hesaplamalar esas alındığında %100 kusur oranına göre geçici iş göremezlik zararı 5.177,84 TL, kalıcı iş göremezlik zararı ise 192.416,78 TL olmak üzere toplam 197.594,62 TL tazminatın belirlendiği, yapılan 4.726,50 TL ödemenin mahsubu ile 192.868,12 TL bakiye kaldığı, davacının alkollü birinin aracına bilerek binmesi nedeni ile %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılarak 24.10.2018 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin, mahkeme kararını kaldırarak çelişkiyi giderecek şekilde maluliyet raporu alınması yönünden karar verdiği. 17.09.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulundan alınan raporda davacının %35,2 oranında maluliyetinin belirlendiği, ancak %26 maluliyet oranına davacının istinafı olmaması nedeni ile davalı lehine kazanılmış hak oluştuğu bu sebeple yeni orana göre hesaplama yapılmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 154.294,49 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece ceza dosyası celp edilmeksizin dosyada mevcut evraklar ile kusur raporu aldırılmasının usulsüz olduğunu, zararın tamamından müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dosyasında tazminat talebi yönünden müteselsil sorumluluk kararının söz konusu olmadığının görüleceğini, müvekkili şirketin hesaplanan tazminat tutarının ancak %25’inden sorumlu tutulması gerekirken % 100 kusur oranına göre yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini, kararın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de yapılan indirimlerden dolayı reddedilen kısım yönünden davalı yararına vekalet ücreti takdir olunamayacağına yönelik karara katılmadıklarını ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf talebinde bulunduğu müteselsil sorumluluk ile ilgili istinaf gerekçesinin daha önceki kararda reddedildiği, kusur oranına ilişkin istinafının değerlendirilmesinde ise , davalıya kusur raporunun tebliğ edildiği ancak süresi içinde itiraz etmediği, müterafık kusur nedeni ile tazminattan indirim yapıldığı, davalı vekilinin vekalet ücreti talebinde bulunduğu ancak hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeni ile davalı yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinden davalının istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranını kabul etmedikleri ve ancak kusur oranı kadar sorumlu olabilecekleri, indirim nedeni ile ve reddedilen tazminat bakımından lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediği gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık,davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 18.11.2013 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun, (HMK) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 377. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54, 61,163 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, yolcu olan davacının kazaya etken davranışı olmamasına, davacının zararının tazmini bakımından müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına dayandığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
2. Davacı lehine hesaplanan maddi tazminattan, davacının müterafik kusuru nedeniyle %20 oranında indirim yapılmış ve maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı taraftan kaynaklanan zararı ağırlaştırıcı durum nedeniyle davanın kısmen reddine karar verildiğinden müterafik kusur indiriminden dolayı davalı yararına reddedilen kısım için vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Davalı yargılama sırasında vekil ile temsil edildiğinden maddi tazminat isteminin müterafik kusur ve Sosyal Güvenlik Kurumunun yaptığı ödeme nedeniyle reddedilen bölümü yönünden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken müterafik kusur indiriminin takdiri indirim olduğu gerekçesiyle bu kısım için davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca vekalet ücreti yönünden BAM kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına " kendini vekille temsil eden davalı lehine reddedilen maddi tazminat miktarı ve hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 6.429,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine," ibaresinin eklenmesine hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.