Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6281 E. 2024/6693 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6281
- Karar No
- 2024/6693
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/342 E., 2022/499 K. DAVA TARİHİ : 08.04.2021 KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/270 E., 2021/676 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespite itiraza ilişkin açılan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş.
Verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava; 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8 inci maddesi uyarınca düzenlenen kadastro tutanağının edinme sebebinde davalının kullanımı olduğuna yönelik yapılan tespite itiraza ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi 8770 ada 10 parsel sayılı taşınmazın davacı ile kardeşleri adına tapuya kayıtlı olduğunu, taşınmazın maliklere murislerinden kaldığını, hissedarlar arasında fiili taksim yapıldığını, dava konusu tapulama harici kalan 8770 ada 13 parsel sayılı taşınmazın Kadastro Müdürlüğü tarafından tespite konu olduğunu, yeni oluşturulan 1200 m² civarındaki kısmı tapulu yeri ile bir bütün halinde davacı tarafından kullandığını ileri sürerek, zilyet ve kullanıcı olarak davalı adına yapılan tespit işleminin iptal edilerek davacının zilyet ve kullanımında olduğunun tespiti ile tapunun beyanlar hanesine yazılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince; kadastro tutanağının beyanlar hanesinde yer alan şerhlere yönelik olarak dava açılması mümkün olup, edinme nedeni sütununda yazılı bilgilere karşı dava açılmasında, bu bilgilerin açıklama niteliğinde olması nedeniyle hukuki yarar bulunmadığından davanın reddine, tespit gibi tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; "Çekişmeli 8770 ada 113 parsel sayılı taşınmaz 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8. Maddesi uyarınca komisyon kararı ile edinme sebebinde davalı kullanımında olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı taraf dava dilekçesinde, Hazine adına tespite itirazlarının olmadığını, edinme sebebinde bahsi geçen davalının kullanımına yönelik tespite itirazı olduğunu bildirmiş olup, çekişmeli taşınmazda bir kullanıcı tespitinin yapılmadığı, yalnızca kadastro tutanağının edinme sebebinde davalının kullanımından söz edildiği anlaşılmaktadır. Yargılama konusu olayda, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu söz konusu olmayıp, yapılan işlem tescil harici kalan taşınmazların 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca mülkiyetinin belirlenmesine ilişkin kadastro çalışmasıdır. Bu tür kadastro çalışmalarında ancak 3402 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca taşınmaz üzerinde muhdesatın bulunması halinde bunun beyanlar hanesinde gösterilmesi mümkündür. Yargıtay 16.Hukuk Dairesi'nin 2016/13997 Esas-2019/6689 Karar sayılı ilamlarında da açıklandığı üzere edinme nedeni sütunundaki bilgiler açıklama niteliğinde olup, adına tespit yapılan kişiler haricindeki şahıslar bakımından bir hak doğurması söz konusu değildir. Böyle bir hakkın doğabilmesi için taşınmazda kullanıcı olunduğunun ya da üzerindeki muhdesatların aidiyetine yönelik bilgilerin kadastro tutanağının beyanlar hanesine şerh edilmiş olması gerekir. Kadastro tutanağının beyanlar hanesinde yer alan bu nitelikteki şerhlere yönelik olarak dava açılması mümkün olup, edinme nedeni sütununda yazılı bilgilere karşı dava açılmasında, bu bilgilerin açıklama niteliğinde olması nedeniyle hukuki yarar bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince de bu gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus olmadığından" davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından; eksik inceleme ve araştırma sonucu keşif dahi yapılmadan hüküm verildiğinden, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.