Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/5437 E. 2026/8498 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/5437
- Karar No
- 2026/8498
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3931 E., 2025/3934 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2025 tarihli ve 2025/314 Esas, 2025/411 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a,62,53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 125.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 19.12.2025 tarihli ve 2025/3931 Esas, 2025/3934 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bahisle cezanın tekrardan hesaplanarak sanığın 8 yıl 4 ay hapis ve 83.330 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafinin temyiz istemi, yeterli delil olmadığına, sanığın parmak izine rastlanılmadığına, cep telefonunda suç unsuruna rastlanılmadığına, ele geçen maddenin kullanım sınırında bulunduğuna yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın içerisinde bulunduğu araçta kullanım sınırı üzerinde uyuşturucu madde ele geçtiği iddiasına ilişkin olarak; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a fıkrasına göre Bölge Adliye Mahkemesi ''İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, “303 üncü maddenin birinci fıkrasının "(a), (c), (d)", (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,” karar verileceği belirtilmiştir. Dava dosyası kapsamına göre; ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesince "Uyuşturucu maddenin bulunduğu araçta sanıktan başka üç kişinin bulunmasına rağmen ve uyuşturucu maddenin aracın arka koltuğunun sol paspası üzerinde görünür halde ele geçirildiği, sanığın sağ arka koltukta oturduğu, buna rağmen uyuşturucunun aidiyetinin tespit edilemediği aşamada başkalarının da araç içerisinde olmasına rağmen kendisine ait olduğunu kabul etmek suretiyle suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunması nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma gerektiğinde,"nden ve bu hususta hükmün düzeltilmesinin mümkün olduğu anlaşıldığından, hükmün sanık hakkında TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulandığı 2. paragrafından sonra gelmek üzere ve ayrı bir paragraf oluşturacak şekilde; "Sanık hakkında şartları oluştuğundan TCK 192/3 maddesi gereğince yardımın niteliği, yapıldığı aşama dikkate alınarak takdiren cezasından 1/3 oranında indirim yapılarak 10 yıl hapis ve 1.000 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK 62 maddesi gereğince sanığın cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 8 yıl 4 ay hapis ve 833 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK 52/2 maddesi gereğince gün adli para cezasının günlüğü 100,00 TL üzerinden hesaplanarak sanığın 83.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, Diğer bentlerin buna göre teselsül ettirilmesine" yazılmak suretiyle hükmün 5271 sayılı Kanunun 280/1-c ve 303/1-a maddeleri gereğince düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş ise de, mahkemece dayanılan düzeltme sebebinin 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi atfı ile aynı Kanun'un 303/1-a, c, d, e, f, g ve h bentleri kapsamında bulunmadığı, aynı Kanun'un 280/1-c maddesinde düzenlenen başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmadan cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ya da şahsî cezasızlık sebeplerine bağlı daha az ceza verilmesini gerektiren bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak hüküm kurulması gerekli iken bu usule uyulmaksızın hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 19.12.2025 tarihli ve 2025/3931 Esas, 2025/3934 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. ve 283. maddeleri uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca bozma sebebine göre, ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde karar verildi.