Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/1821 E. 2026/5496 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1821
- Karar No
- 2026/5496
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2899 Esas, 2025/2287 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2025 tarihli ve 2025/12 Esas, 2025/330 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 53, 58, 54/4 maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 125.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 20.11.2025 tarihli ve 2025/2899 Esas, 2025/2287 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın ticaretini yaptığı iddia edilen maddeleri kullanmak amacıyla bulundurduğuna, ele geçirilen maddelerin kullanım sınırında olduğuna, suç vasfının hatalı tayin edildiğine, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, savcılık kararı olmaksızın telefon incelemesi yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, başka şahsa ait olan paylaşımın sanığa istinat edilmesinin hukuka aykırı nitelikte olduğuna, sanığın tahliyesine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 134. maddesi uyarınca alınmış bir karar olmaksızın, sanık ...'nın cep telefonu üzerinde rızaya dayalı olarak yapıldığı belirtilen inceleme neticesinde 10.11.2024 tarihinde düzenlenen "Telefon Ön İnceleme Tutanağının" hukuka aykırı yöntemle elde edilen delil niteliğinde olduğu, 11.11.2024 tarihinde 134. madde uyarınca inceleme kararı verilmesinin ardından dosyanın bilirkişiye tevdi üzerine tanzim edilen bilirkişi raporunda ise mesajların süreli olması nedeniyle inceleme tarihine kadar silindiğinin belirtildiği bu itibarla bahse konu mesaj kayıtlarının hükme esas alınamayacağı ancak suç tarihinde sanıktan kullanım sınırında uyuşturucu madde ele geçirildiği olayda sanık ...'nın soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan savunmasında ''Hazar bana yazarak madde olup olmadığını sordu. Bende bende var gel birlikte içelim dedim. Ardından buluştuk tam madde içeçeğimiz sırada yaklandık'' şeklinde ikrarıyla kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşıldığından, Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2.04.06.2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7550 sayılı Kanun) 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, hükümde ikinci defa mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverilme hükmünün uygulanmamasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 20.11.2025 tarihli ve 2025/2899 Esas, 2025/2287 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozmanın niteliği dikkate alınarak tahliye istemlerinin reddi ile sanığın tutukluluk halinin devamına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.