Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/3786 E. 2026/7795 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/3786
- Karar No
- 2026/7795
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/158 Esas, 2025/262 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2024 tarihli ve 2024/421 Esas, 2024/499 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 28.01.2025 tarihli ve 2025/158 Esas, 2025/262 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri İstinaf başvurusunda duruşma talep edilmesine karşın bu konuda bir değerlendirme yapılmadığına, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, ele geçirilen uyuşturucu maddenin kişisel kullanım sınırında kaldığına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanığın üzerinde polisler tarafından yapılan ilk aramada uyuşturucu madde çıkmadığına, satıcı olan kişinin olay anında kaçtığına ve yakalanamayan şahsın yere attığı uyuşturucu sanığa aitmiş gibi tutanak tutulduğuna, sanığın kullanıcı olduğunu belirtmesine karşın biyolojik örneklerinde inceleme yapılmadığına, sanığın masumiyetini ortaya çıkaracak önemli bir delil olan cep telefonundaki mesajlaşmaların incelenmesinin esasa etkili olmayacağı gerekçesiyle iki ay gibi kısa bir sürede mahkumiyet hükmü kurmanın hukukla açıklanamayacağına, sanığın uyuşturucuyu aldığı kişiyi ve iletişim bilgilerinin telefonunda yer aldığını belirtmesine karşın mahkemenin bu kişiye ulaşarak sorgusunu yapmadan hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde ihbar kaydı bulunan sanığın suç tarihinde bulunduğu boş arsada yerde ve ikametinde ele geçirilen uyuşturucuların sanık tarafından atılı suç kapsamında bulundurulduğu iddialarına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği yazılı gerekçe ve dava dosyası kapsamı uyarınca sanığın cep telefonunda 5271 sayılı Kanun'un 134. maddesi uyarınca yapılacak incelemenin aynı Kanun'un 206/2-b maddesi uyarınca karara etkisinin bulunmadığı ve ancak sanığın savunmasında geçen ve mahkemece hakkında suç duyurusunda bulunulan "..." isimli kişiyle ilgili olarak dava açılması neticesinde mahkûm olması halinde, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin yargılamanın yenilenmesi yoluyla uygulanmasının mümkün olduğu anlaşılmakla; ihbar, fiziki takip içerir olay tutanağı, sanığın yere attığı şeffaf poşet içerisindeki paketli uyuşturucular ile ikametinde ele geçirilen aynı tür uyuşturucuların niteliği, ele geçiriliş şekli, miktar itibarıyla kişisel kullanım sınırlarının üzerinde olması, paket sayısı ve tutanak mümzilerinin tanık sıfatıyla alınan beyanları, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 28.01.2025 tarihli ve 2025/158 Esas, 2025/262 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2026 tarihinde karar verildi.