Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/1002 E. 2026/5366 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1002
- Karar No
- 2026/5366
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/692 Esas, 2025/1444 Karar SUÇLAR : Suçu ve suçluyu övme, suç işlemeye tahrik HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı 1. ... 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2020/294 Esas, 2021/345 Karar sayılı kararı ile sanığın suçu ve suçluyu övme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 215, 62, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve beş yıl denetim süresi tayinine karar verilmiştir. Sanığın suç işlemeye tahrik suçundan ise, 5237 sayılı Kanun'un 214, 62, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve beş yıl denetim süresi tayinine karar verilmiştir. Kararlar, 08.09.2021 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir. Sanığın denetim süresi içerisinde (23.10.2022 tarihinde) kasıtlı suç (Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlama) işlediğinin, mahkumiyet kararı verilerek kararın kesinleştiğinin (02.04.2024 tarihinde) ihbar edilmesi üzerine dava dosyası yeniden ele alınmıştır. 2. Akabinde; ... 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.01.2025 tarihli ve 2024/720 Esas, 2025/22 Karar sayılı kararı ile sanık hakkındaki hükümlerin açıklanmasına karar verilmiştir. Sanığın suçu ve suçluyu övme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 215, 62, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Sanığın suç işlemeye tahrik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 214, 62, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Hükümlere karşı sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 09.07.2025 tarihli ve 2025/692 Esas, 2025/1444 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun incelenmesinde gerekçeli karar başlığında suç işlemeye alenen tahrik etme suçu yönünden 16.07.2016; suçu ve suçluyu övme suçu yönünden "17.07.2017" yerine tüm suçlar için sadece "2016" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir. Akabinde, sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararlarının ihlal edilerek mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın herkese açık olan Facebook isimli sosyal medya hesabından 16.07.2016 tarihinde "darbe ülkemize ve milletime hayırlı olsun. ...indirmenin başka yolu mu kaldı. ...milleti sokağa çıkmaya davet ediyor. Kimse çıkmasın dışarı çıkanları da vursunlar. Hazır vatan hainleri toplanmışken." şeklinde; 17.07.2017 tarihinde "bu çakma darbe ile iki şeyi öğremiş olduk...!!! 1-Camiler siyasi partinin yatak odası olduğunu, 2-Çıkar uğruna çakma bir darbede kendi öz evladının kafasını kesebilecek *** çocuklarının olduğunu." şeklinde paylaşımlar yaptığı iddiasına ilişkin olarak; Basın ve yayın yoluyla atılı suçları işleyen sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 218. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında "suç işlemeye tahrik" suçundan hüküm kurulurken temel cezanın tayini sırasında uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un "214/1." maddesi yerine "214." maddesi şeklinde yazılması hukuka aykırı ise de; bu aykırılığın mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, açık kaynak araştırma raporları, ihbar tutanakları ve hayatın olağan akışına aykırı olan sanık savunmalarına göre paylaşımların sanık tarafından yapıldığı saptanmıştır. Mahkemenin vicdani kanaatinin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, paylaşımlara uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda Dairemizce yöneltilen eleştiriler dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 09.07.2025 tarihli ve 2025/692 Esas, 2025/1444 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 19. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde karar verildi.
...