Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/8495 E. 2026/8139 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/8495
- Karar No
- 2026/8139
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1923 E., 2025/2010 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2025 tarihli ve 2024/669 Esas, 2025/205 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a-b, 62. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 125.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 22.05.2025 tarihli ve 2025/1923 Esas, 2025/2010 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz sebepleri Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri Her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, delillerin hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; sanığın iş yerinde uyuşturucu madde sattığı istihbari bilgisi üzerine yapılan takipte, sanığın iş yerine girip çıkan kullanıcı ...'dan uyuşturucu madde ele geçirildiği, akabinde yapılan aramada sanığın üstünde ve iş yerinde uyuşturucu maddeler ile hassas terazilerin bulunduğu şeklindeki iddiaya ilişkin olarak; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ''Sanığın uyuşturucu madde sattığı iş yerinin, 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b maddesinde belirtilen yerlere iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi ve umuma açık yerlerden olup olmadığına yönelik mahallinde tutanak tanıkları eşliğinde keşif yapılarak, uyuşturucu maddenin satıldığı yerin belirtilen mahallere olan mutad ulaşım yollarıyla (yürüme veya araçla) mesafesi kesin olarak tespit edilerek, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b maddenin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/4-a-b maddesinde düzenlenen iki nitelikli halin birlikte gerçekleşmesi durumunda da, TCK'nın 188/3. maddesi gereğince belirlenecek temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe istinaf talebi bulunmadığından davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmamıştır'' şeklinde yapılan eleştiri yerinde görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olay tutanağı içeriği, sanığın aşamalardaki savunmaları, uyuşturucu maddelerin ele geçiriliş şekli, ele geçen hassas teraziler üzerinde uyuşturucu madde kalıntısı bulunması, kriminal rapor ile dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün ve hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 22.05.2025 tarihli ve 2025/1923 Esas, 2025/2010 Karar sayılı kararında, sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde karar verildi.