Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/8492 E. 2026/8140 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/8492
- Karar No
- 2026/8140
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1790 E., 2025/1154 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2025 tarihli ve 2024/374 Esas, 2025/116 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a-b, 62. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.07.2025 tarihli ve 2025/1790 Esas, 2025/1154 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, delillerin hukuka aykırı elde edildiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; sanığın uyuşturucu madde sattığı istihbari bilgisi üzerine yapılan takipte, sanığın, kullanıcı Lokman'a uyuşturucu madde verdiğinin görüldüğü, akabinde sanığın ikametinde yapılan aramada uyuşturucu maddelerin bulunduğu şeklindeki iddiaya ilişkin olarak; 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 02.03.2024 tarihli ve 7499 Sayılı Kanunun 9. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 52. maddesi uyarınca adli para cezasının beher gün karşılığının en az 100,00 TL üzerinden paraya çevrilmesi gerekirken 20,00 TL üzerinden çevrilmesi suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Bölge Adliye Mahkemesinin ''TCK'nın 188/4-a-b maddeleriinin uygulanma koşullarının bulunması nedeniyle iki nitelikli halin mevcut olması gözetilerek TCK'nın 61 maddesine göre temel ceza tayin edilirken alt sınırdan bir miktar uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi yerine, alt sınırdan temel cezanın belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi usul ve kanuna aykırı bulunmuş ise de, aleyhe istinaf başvurusu olmadığından bu durum davanın yeniden görülme sebebi olarak değerlendirilmemiştir'' şeklindeki eleştirisi yerinde görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olay ve arama tutanağı içeriği, sanığın aşamalardaki savunmaları, tanık beyanı, tutanak mümziilerin ifadeleri, uyuşturucu maddelerin miktarı, ele geçiriliş şekli, kriminal rapor ile dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün ve hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 03.07.2025 tarihli ve 2025/1790 Esas, 2025/1154 Karar sayılı kararında, sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde karar verildi.