Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/8424 E. 2026/3685 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/8424
- Karar No
- 2026/3685
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1908 E., 2025/2095 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2025 tarihli ve 2024/100 Esas, 2025/109 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 58, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 02.06.2025 tarihli ve 2025/1908 Esas, 2025/2095 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, istihbari bilgiye konu olan adreslerin sanık tarafından kullanıldığına dair delil bulunmadığına, suça sürüklenen çocuk ...'in çıktığı ikametin sanığa ait olduğuna dair delil bulunmamasına karşın sanığın ikametin kendisine ait olduğunu beyan etmesi ve ele geçirilen maddelerin kendisi tarafından kiralanan evde kalmakta olan ...'a ait olduğunu belirtmesi karşın bu kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmadığına, eksik inceleme yapıldığına ve sanık hakkında usul ve kanuna aykırı olacak şekilde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, suç tarihinde suça konu maddelerin bulunduğu poşetle sanık tarafından kiralanmış olan evden çıkan temyiz dışı İbrahim'de ele geçirilen uyuşturucuların sanığa ait olduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla; araştırma ve fiziki takip tutanağı, tutanağı düzenleyen kolluk görevlilerinin savcılık huzurunda tutanak içeriğini doğrulayan beyanları, temyiz dışı İbrahim'in alınan savunmaları ile İbrahim'in 5271 sayılı Kanun'un 134. maddesi uyarınca telefonunda yapılan inceleme sonucunda sanıkla aralarındaki yazışma içerikleri ile bu yazışmalarda ismi geçen Burhan'ın kolluk, savcılık ve duruşma aşamalarında tanık sıfatıyla alınan beyanları, sanığı fotoğrafından teşhis etmesi, temyiz dışı İbrahim'de ele geçen uyuşturucunun paket sayısı, uyuşturucuyla beraber üzerinde THC kalıntısı bulunan hassas terazinin de ele geçirilmesi ve suça konu maddeye ilişkin uzmanlık raporu birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 02.06.2025 tarihli ve 2025/1908 Esas, 2025/2095 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2026 tarihinde karar verildi. ...