Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9149 E. 2026/5023 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/9149
Karar No
2026/5023
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/4250 E., 2022/1606 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 430.500,00 TL maddi, 395.000,00 TL manevi tazminatın haksız yakalama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin talebinin davacı hakkında ihraç kararı bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresince açık maaş ödemesi yapıldığı, açığa alındığı süreçte kendisine yapılan eksik ödemeler bakımından idari yargı yoluna başvurması gerektiğinden maddi tazminat talebinin reddine, 10.000,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 11.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarı 20.000,00TL'ye yükseltilerek değişen vekalet ücreti yönüyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminat taleplerinin gerekçesiz reddedildiğine, müvekkilinin soruşturma aşamasında kendisini özel vekille temsil ettirmiş olmasına rağmen avukatlık ücretinin maddi tazminat kapsamında değerlendirilmediğine, müvekkilinin ikametinde yapılan arama sırasında el konulan dijital materyallerin uzun süre el konulduğu için çalışmaz hale geldiğine, suçlamanın niteliği ve müvekkili üzerindeki etkileri dikkate alındığında hükmolunan manevi tazminatın çok düşük olduğuna, ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddedilmesi gerektiğine, hükmolunan tazminat miktarlarının fahiş olduğuna, reddedilen kısım yönünden Hazine lehine vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine, ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olana İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'nun 2020/693 soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 11.10.2016-21.02.2017 tarihleri arasında toplam 133 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yürütülen soruşturma neticesinde 23.10.2020 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve itiraz olmaksızın kararın 12.12.2020 tarihinde kesinleştiği,5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılmış davanın bulunmadığı Kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından manevi tazminat miktarı yükseltilmek ve değişen vekalet ücreti yönüyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekili ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Tutuklama müzekkeresinin infaz görüp görmediği, görmüş ise hangi tarihler arasında infaz gördüğünün tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kabul ve uygulamaya göre ise ;

1-"20.01.2021" olan dava tarihinin gerekçeli karar başlığında "09.07.2021" olarak gösterilmesi,

2-Soruşturma aşamasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen 1.320,00 TL maktu vekalet ücretinin kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tarihi olan 23.10.2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/9149, K. 2026/5023, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-9149-e-2026-5023-k-f5593b29be16