Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/7295 E. 2026/4027 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/7295
Karar No
2026/4027
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/859 Esas, 2025/1051 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.01.2025 tarihli ve 2024/235 Esas, 2025/31 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ayrı ayrı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/5, 62, 52, 53, 63, 54. maddeleri uyarınca 13... ay hapis cezası ve 41.250 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 30.04.2025 tarihli ve 2025/859 Esas, 2025/1051 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1.a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Savunma hakkının kısıtlandığına, adli arama kararı bulunmadığına, Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/5. maddesinin uygulanmasının hatalı olduğuna, ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmaması gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, tahliye ve beraat kararı verilmesi istemine ilişkindir. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Sanığın atılı suçu işlemediğine, sanığın suçu işlediğine yönelik her türlü şüpheden uzak, yeterli ve kesin delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, tahliye ve beraat kararı verilmesi istemine ilişkindir. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın atılı suçu işlemediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, haksız ve hukuka aykırı olarak mahkumiyet hükmü kurulduğuna, tahliye ve beraat kararı verilmesi istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; kolluk ekiplerince 34 G*G ** ve 34 G*V ** plaka sayılı araçlar ile Lice ilçesinden Diyarbakır iline uyuşturucu madde nakledileceği bilgisinin edinilmesi üzerine ara ve ana yollar üzerinde beklenilmeye başlanıldığı, yapılan fiziki takipte sanıkların içerisinde bulunduğu araçların öncül artçıl şekilde Lice ilçesinden il merkezi istikametine geldiklerinin görüldüğü , köy yolunda kolluk ekibini fark eden sanık ...'in araçtan inerek içerisinde uyuşturucu madde bulunan poşeti boş araziye fırlattığı ve hızlıca yoluna devam ettiği akabinde kolluk ekiplerince yakalanan sanıkların öncü artçı şekilde birlikte hareket ederek satış amaçlı uyuşturucu maddeyi nakletmek suretiyle üzerilerine atılı suçu işledikleri iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, kolluk tutanakları içeriği, kriminal rapora göre ele geçirilen uyuşturucu maddenin THC ihtiva eden ESRAR elde edilmesine elverişli kenevir bitkisi parçaları olduğunun tespiti, sanıkların yakalanış şekli ve savunmaları, tanık beyanı, parmak izi inceleme raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların birlikte hareket ederek satış amaçlı uyuşturucu madde nakletmek suretiyle uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmünün kurulduğu, araştırılacak başka bir hususun bulunmadığı anlaşıldığından sanık Uğur ve sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 30.04.2025 tarihli ve 2025/859 Esas, 2025/1051 Karar sayılı kararında sanık Uğur ve sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2026 tarihinde karar verildi.

...

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/7295, K. 2026/4027, T. 18.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-7295-e-2026-4027-k-80e8d158d477