Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/6942 E. 2026/5373 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/6942
Karar No
2026/5373
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/369 E., 2025/874 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2024 tarihli ve 2024/354 Esas, 2024/715 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 13... ay hapis ve 27.500,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Hükme karşı sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 06.03.2025 tarihli ve 2025/369 Esas, 2025/874 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri Eksik araştırma yapıldığına, elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğuna, cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın hakkında yapılan ihbar üzerine yürütülen çalışmalar neticesinde, *** Mahallesi’nde park halinde bulunan tır içerisinde temyiz dışı sanık ... isimli şahıs ile birlikte bulunduğu, söz konusu tırın yanına gelen şahıslara çeşitli cisimler verdiğinin gözlemlendiği, ayrıca bilgi sahibi beyanına göre daha önce para karşılığında uyuşturucu madde sattığının anlaşıldığı, kolluk görevlilerince yapılan müdahale sırasında araçtan inmemek için direnç gösterdiği, üzerinde bulunan ve uyuşturucu olduğu değerlendirilen maddelerin bir kısmını etrafa savurarak yok etmeye çalıştığı, araçta yapılan aramalarda satışa hazır vaziyette paketlenmiş çeşitli miktarlarda uyuşturucu maddelerden ..., dimetilamfetamin, sentetik kannabinoidler grubunda yer alan pınaca maddelerinin ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı belirlenmiştir. İstihbari bilgi, fiziki takip ve gözlem tutanakları, kollukça düzenlenen yakalama ve arama tutanağı, olay yerinde ele geçirilen satışa hazır paketlenmiş uyuşturucu maddeler, uzmanlık raporu içeriği, tanıkların beyanları ile temyiz dışı sanık ...’un kısmi ikrarı birlikte değerlendirildiğinde; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği sonucuna varılmıştır. Mahkemenin vicdani kanaatinin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda aşağıda belirtilen düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23.01.2018 tarihli ve 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, İlk Derece Mahkemesinin hükmün adli para cezasına ilişkin kısmında, ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği yerine, çevrilebileceğine karar verilerek, 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 06.03.2025 tarihli ve 2025/369 Esas, 2025/874 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünde adli para cezasının taksitlendirilmesine

ilişkin bölümünden, "hapse çevrilebileceği" ibaresinin çıkartılarak "hapse çevrileceği" ibaresinin eklenmesi sureti ile İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/6942, K. 2026/5373, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-6942-e-2026-5373-k-70e38870031c