Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/6813 E. 2026/6432 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/6813
Karar No
2026/6432
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1196 Esas, 2025/825 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Kadirli Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2025 tarihli ve 2024/437 Esas, 2025/78 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 53, 58, 63, 54/1, 54/4. maddeleri uyarınca 15 yıl ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 30.04.2025 tarihli ve 2025/1196 Esas, 2025/825 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz Sebepleri Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, uyuşturucu madde satışı yapmadığına, kullanıcı olduğuna, tahliyesine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, arama ve el koyma işlemi ile inceleme kararı olmaksızın cep telefonu üzerinde inceleme yapılmasının hukuka aykırı olduğuna bu itibarla elde edilen delillerin yasak delil niteliğinde olduğuna ve hükme esas alınamayacağına, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği hususunda somut bir delil bulunmadığına, sanık hakkında takdiri indirim ve etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine, Mahkemesince verilen kararın bozularak sanığın tahliyesine ve beraatine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, 12.08.2024 tarihinde ... Sokak üzerinde park halinde bulunan 80 *** 566 plaka sayılı araçta sanık ...'in araçta bulunan şahıslara uyuşturucu madde satacağı yönünde bilgi edinilmesi üzerine Kadirli Sulh Ceza Hakimliğinin 2024/1755 D. İş sayılı önleme kararına istinaden şoför mahallinde kullanıcı tanık F.E.'nin, ön yolcu koltuğunda, kullanıcı tanık S.K.'nin arka yolcu koltuğunda sanık ...'in bulunduğu bahse konu aracın yanına gidilerek suç unsuru bulunup bulunmadığı sorulduğunda kullanıcı tanık F.E.'nin avucunda bulunan iki parça halindeki bir miktar ... maddesini, kullanıcı tanık S.K. ve sanığın ise bir parça halinde ... maddesini teslim ettiği, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama el koyma emrine istinaden sanığın tespit edilen ikamet adresinde yapılan aramada hassas terazinin ele geçirildiği olayda sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hukuka uygun surette elde edilen ve eksiksiz incelenen delillerin suçun sübutunun tayinde yeterli olduğu, arama işleminin usulüne uygun olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 134. maddesi uyarınca alınmış bir karar olmaksızın, rızaya dayalı olarak yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 12.08.2024 tarihli "Telefon Ön İnceleme Tutanağının" hukuka aykırı yöntemle elde edilen delil niteliğinde olduğu anlaşılmış ise de; kimlik tespit tutanakları, istihbari bilgi içeriği ile uyumlu olay tutanağı içeriği, yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı, arama ve el koyma tutanağı, tartı vezin ve ön ekspertiz tutanağı, kriminal raporları, Adli Tıp raporu, kullanıcı tanıkların aşamalarda ele geçirilen uyuşturucu maddeleri sanıktan temin ettiklerine dair beyanları, sanığın kullanıcı tanıklara uyuşturucu madde temin ettiğine ancak para almadığına ilişkin ikrar mahiyetindeki savunmaları ve hassas terazinin mevcudiyeti karşısında Mahkemenin, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasınında, sanığın suçunun ortaya çıkarılmasında yardım niteliğinde kabul edilebilecek bir eylemi bulunmadığından hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesinin sanık hakkında 43/2 maddesinin uygulanması gerektiği hususunda eleştirisi yerinde görülerek verilen karada düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik hükmün adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımında TCK'nin 52/4. maddesi gereğince sanığa verilen para cezasının miktarı ve sanığın ekonomik durumu dikkate alınarak birer ay ara ile 24 eşit taksit halinde sanıktan tahsiline karar verildikten sonra taksitlerden birinin ödenmemesi halinde kalan kısmın tamamının sanıktan tahsil edileceğinin yanında ödenmeyen adli para cezasının ''hapse çevrileceği" ihtarı yerine ''hapse çevrilebileceğinin'' sanığa İHTARATINA karar verilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/4-son maddesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 3.Adli Emanetin 2024/890 sırasında kayıtlı cam aparatların, 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi yerine 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi, yasaya ve hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR Gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı paragrafında açıklanan nedenle sanık ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 30.04.2025 tarihli ve 2025/1196 Esas, 2025/825 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesinin hükmünün taksitlendirilmesine ilişkin kısımından ''hapse çevrilebileceğinin'' ibaresi çıkartılarak yerine "hapis cezasına çevrileceğinin" ibaresinin eklenmesi, hükmün müsadereye ilişkin C fıkrasının (1-b) bendinin tamamının hükümden çıkarılarak yerine ''Adli Emanetinin 2024/890 sırasında kayıtlı ... numaralı ağzı mühürlü bez torba içerisinde, 96 gr bitki parçasının, 5237 sayılı Kanun'un 54/4 maddesi uyarınca müsaderesine'' aynı sıraya kayıtlı ''iki adet cam aparatın 5237 sayılı Kanun'un 54/1 maddesi uyarınca müsaderesine'' cümlelerinin eklenmesi suretiyle İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK Tebliğname’ye kısmen olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kadirli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 12.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/6813, K. 2026/6432, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-6813-e-2026-6432-k-7ec0285fef3f