Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/4483 E. 2026/9863 K. – Konut Dokunulmazl
Konu: Konut Dokunulmazlığının İhlâli
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/4483
- Karar No
- 2026/9863
- Karar Tarihi
- Konu
- Konut Dokunulmazlığının İhlâli
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2905 E., 2019/1096 K. SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin beraat kararının kaldırılarak mahkûmiyet hükmü kurulması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şleklinde düzenlendiği de gözetilerek suça sürüklenen çocuk ...'in temyiz isteminin, "verilen hükmün ertelenmesine veyahut açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine" suça sürüklenen çocuk ...'un temyiz isteminin, "üzerine atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmamasına rağmen hakkında ilk derece mahkemesinin verdiği beraat kararının kaldırılarak mahkûmiyetine karar verilmesine" ilişkin olduğu tespit edilerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Şikâyetçi ... ile soruşturma dosyası ayrılan ... ... ...'ın 27.01.2015 tarihinde apartmanın ortak alanında merdiven altı bodruma bıraktıkları bisikletlerin suça sürüklenen çocuklarca çalındığı, ... ... ...'a yönelik eylemleri nedeniyle de suça sürüklenen çocuklar hakkında kamu davasının açıldığı, her iki suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan Kocaeli Çocuk Mahkemesinin 07.04.2016 tarihli ve 2015/492 Esas, 2016/256 Karar sayılı kararı ile ayrı ayrı 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına hükmedildiği, suça sürüklenen çocuk ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği bu kararın Dairemizin 02.11.2022 tarihli ve 2021/5852 Esas, 2022/18097 Karar sayılı onama kararı ile kesinleştiği, suça sürüklenen çocuk ... hakkında verilen cezaya ilişkin ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği, bu itibarla Kocaeli Çocuk Mahkemesinin 31.10.2019 tarihli ve 2019/90 Esas, 2019/318 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklandığı, kararın istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/608 Esas, 2020/873 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmek suretiyle kesinleştirildiğinin anlaşılması karşısında her iki müştekinin apartmanın ortak alanına bıraktıkları bisikletlerin çalınması nedeniyle tek konut dokunulmazlığının ihlâli suçu oluştuğu nazara alındığında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir.” hükmü gereğince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocukların temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle ek Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.