Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/5489 E. 2026/5968 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/5489
- Karar No
- 2026/5968
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3341 E., 2024/3650 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2024 tarihli ve 2024/339 Esas, 2024/371 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3., 188/4-a, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2024 tarihli ve 2024/339 Esas, 2024/371 Karar sayılı kararı hakkında sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan verilen 18.11.2024 tarihli ve 2024/3341 Esas, 2024/3650 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, sanığın şüpheden sanık yararlanır ilkesinden yararlandırılmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, kolluk görevlilerince yapılan çalışmalarda sanık ile sanığın kardeşi temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ...'nun ikametlerinde yüklü miktarda uyuşturucu madde bulundurdukları ve bu uyuşturucu maddeleri ikametin çevresinde sattıkları yönünde istihbari bilgi elde edilmesi üzerine Sulh Ceza Hakimliğinden alınan arama ve el koyma kararına istinaden bahse konu ikamete arama yapılmak üzere gidildiği, ikamet önüne gelindiğinde suça sürüklenen çocuğun ikametten çıktığının görülüp yakalandığı, ikamette arama yapılacağı sırada sanığın da ikamete geldiğinin görüldüğü, ikamette arama yapılırken odalardan birinin kilitli olduğunun görüldüğü, oda kapısının sanıktan ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuktan ele geçirilen anahtar ile açıldığının tespit edildiği, söz konusu oda içerisinde çalışır vaziyette hassas teraziler ile farklı türlerde paketlenmiş vaziyette uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, bu şekilde sanığın, ikametlerinde, temyiz suça sürüklenen çocuk ile fikir ve eylem birliği içerisinde, kullanma amacı dışında üzerinde uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Suç konusu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütlere göre; temel hapis ve adli para cezasının alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak tayini gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, bu yöndeki Bölge Adliye Mahkemesi eleştirisinin yerinde olduğu belirlenmiştir. Olayın intikal şekli, sanığın ikametinde ele geçirilen uyuşturucu maddelerin miktarı, niteliği, paket sayısı, ele geçirilen uyuşturucu maddelere ilişkin kriminal rapor, ele geçirilen hassas terazilerde kokain uyuşturucu madde kalıntısı olduğuna dair kriminal rapor, tutanak mümzii R.G'nin kovuşturma aşamasında tanık sıfatıyla alınan beyanı, sanığın aşamalardaki olağan hayat tecrübelerine ve dosya kapsamına uygun düşmeyen savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 18.11.2024 tarihli, 2024/3341 Esas, 2024/3650 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde karar verildi.