Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/3774 E. 2026/7799 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/3774
- Karar No
- 2026/7799
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3395 E., 2024/3446 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 29. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.10.2024 tarihli ve 2024/219 Esas, 2024/370 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 13... ay 15 gün hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 03.12.2024 tarihli ve 2024/3395 Esas, 2024/3446 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri Husumetli tanık beyanları esas alınarak sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulamayacağına, hakkında ilgili suçtan soruşturma dosyası dahi olmayan sanık hakkında bir polis memurunun sanığı bu olaylardan tanırım demesinin akıllara kişisel husumetli olması ihtimalini getirdiğine, atılı suç yönünden yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, kabul anlamına gelmemekle birlikte sanığın beraberinde bulunduğu iddia olunan maddenin yıllık kullanım sınırlarının altında kaldığına, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanığın iddiaların aksine kullanıcı olduğuna, olay tutanağında üç kolluk görevlisi bulunmasına rağmen sadece bir kişinin beyanlarına itibar edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın attığı iddia olunan poşetin arama ve el koyma kararı olmadan delil olarak dikkate alınmasının hukuka aykırı olduğuna ve poşet üzerinde parmak izi incelemesi yapılmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1-) Dava dosyası kapsamına göre, suç tarihinde sanık tarafından atıldığı belirtilen poşet içerisinde yer alan uyuşturucunun sanık tarafından atılı suç kapsamında bulundurulduğu iddiasına ilişkin olarak; 2-) Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve suça konu uyuşturucunun usul ve kanuna uygun şekilde ele geçirildiği anlaşılmakla; sanığın kovuşturma aşamasında yere poşet değil bıçak attığı yönündeki savunması ve sanığın suça konu uyuşturucunun bulunduğu siyah poşeti yere atmış olduğuna yönelik tutanak mümziinin tanık sıfatıyla alınan beyanı, ele geçirilen uyuşturucunun niteliği ve miktarı itibarıyla kişisel kullanım miktarının üzerinde olması, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanık müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde diğer temyiz istemleri yerinde görülmemiş, bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3-) Mahkemece temel ceza belirlenirken alt sınırdan ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmadığı belirtildiği halde, hapis ve adli para cezalarının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle hükmün karıştırılması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 03.12.2024 tarihli ve 2024/3395 Esas, 2024/3446 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2 maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca ... 29. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2026 tarihinde karar verildi.