Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/3765 E. 2026/7800 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/3765
Karar No
2026/7800
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3282 E., 2024/2421 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.10.2024 tarihli ve 2024/97 Esas, 2024/324 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 13... ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 24.12.2024 tarihli ve 2024/3282 Esas, 2024/2421 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri Sanığın genç yaşta oluşu, sicilinin temiz olması, sabıka kaydının bulunmaması, herhangi bir suç örgütü ile bağlantısının olmaması, suça konu uyuşturucu maddeleri belki de satamayacak oluşu göz önüne alındığında mahkemece suç işleme kastının yoğun olduğu görüşü ile üst sınıra yaklaşarak ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, arama sırasında araçta birden fazla kişi olması, uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun işlediğine dair delil bulunmadığı ve maddenin kime ait olduğunun bilinmediği aşamada sanığın kendisine ait olduğunu söylemesi ve suçun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunması nedeniyle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, suç tarihinde sanığın sevk ve idaresinde bulunan araçta ele geçirilen uyuşturucunun atılı suç kapsamında bulundurulduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, yazılı gerekçe uyarınca suça konu uyuşturucunun miktarı dikkate alınarak sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin usul ve kanuna uygun olduğu ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla; sanığın kiraladığı ve sürücüsü olduğu aracın arka koltuğunda ele geçen uyuşturucunun niteliği ve miktarı uyarınca kişisel kullanım sınırlarının üzerinde olması, suça konu uyuşturucuların bulunduğu bir adet şeffaf poşet ve lacivert karton çanta üzerinde sanığa ait 6 adet parmak izinin tespit edilmesi, sanığın uyuşturucuların kendisine ait olduğunu ve cebindeki parayı kolay yoldan nasıl artıracağına dair ikrara yönelik savunması, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamı ve olayın oluş şekli birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 24.12.2024 tarihli ve 2024/3282 Esas, 2024/2421 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/3765, K. 2026/7800, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-3765-e-2026-7800-k-309dc6b81dc8