Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/3704 E. 2026/7802 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/3704
- Karar No
- 2026/7802
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3206 E., 2024/3509 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.09.2024 tarihli ve 2024/349 Esas, 2024/380 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-b, 62, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 11.11.2024 tarihli ve 2024/3206 Esas, 2024/3509 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Suçun unsurlarının oluşmadığına, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b maddesinde düzenlenen nitelikli halin uygulanamayacağına zira madde metnindeki 200 metre yakınlık şartının yalnızca sağlık kurumunun çalışma saatlerinde geçerli olduğuna ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde bilgiler bulunan sanığın suç tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen ...'a uyuşturucu sattığı ve çalıştığı iş yeri ile ikametinde ele geçirilen uyuşturucuların sanık tarafından atılı suç kapsamında bulundurulduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı ve her ne kadar sanık müdafii tarafından, suçun işlendiği saat itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b maddesinde sayılan yerlerden olan sağlık ocağının kapalı olduğu, bu nedenle anılan nitelikli halin uygulanamayacağı ileri sürülmüş ise de; maddede korunan hukuki yarar ve düzenlemenin amacı gözetildiğinde, önemli olan hususun söz konusu yerin sağlık kuruluşu niteliğini haiz ve faal bir kurum olması olduğu ve suçun işlendiği anda mesai saatleri içerisinde bulunulup bulunulmamasının uygulama bakımından önem taşımadığı, somut olayda uyuşturucu madde ticareti suçunun sağlık ocağına 128 metre mesafede işlendiğinin sabit olduğu, anılan nitelikli halin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ve Mahkemece, temel cezanın belirlenmesi sırasında "takdiren ve teşdiden" ifadelerinin hükme şehven yazıldığı anlaşılmakla; sanığın ikametinde ele geçirilen uyuşturucuların niteliği, paket sayısı, miktarı, ele geçiriliş şekli, fiziki takip ve olay tutanakları, sanığın ikametinden tanık ...'da ele geçen uyuşturucu ile aynı tür esrar ele geçirilmesi, kullanıcı tanık ...'ın soruşturma aşamasında müdafi huzurunda alınan beyanı, sanığın soruşturma aşamasındaki müdafi huzurunda alınan savunmalarında tanığa bedelsiz olarak suça konu uyuşturucuyu verdiğine yönelik ikrarı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 11.11.2024 tarihli ve 2024/3206 Esas, 2024/3509 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2026 tarihinde karar verildi.