Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/6206 E. 2026/9340 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2026/6206
Karar No
2026/9340
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/471 E., 2026/386 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2025 tarihli ve 2025/410 Esas, 2025/525 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52... . maddeleri uyarınca 13... ay hapis ve 137.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 13.02.2026 tarihli ve 2026/471 Esas, 2026/386 Karar sayılı kararı

ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, sanık aleyhine mahkumiyetine yeter delil bulunmadığına, sanığın uyuşturucu madde ticaretine ilişkin kastı ve bu yönde eylemi olmadığına, ele geçen maddenin kullanım sayısına ilişkin değerlendirmenin varsayıma dayalı olduğuna, birleştirme işlemi beklenmeksizin hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, beraat kararı verilmesi, aksi halde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyasının kapsamına göre, 112 acil çağrı merkezine sanığın uyuşturucu sattığına ve kullandığına, aracın gizli bölmesinde uyuşturucu madde sakladığına ilişkin ihbarda bulunulduğu, ihbara konu araca binmek üzere iken kolluk görevlilerince durdurulan sanığın tavırlarından şüphelenilmesi üzerine usulünce adli arama kararı alınarak yapılan aramada, sanığın üzerinde sentetik ... emdirilmiş kağıt ile ... içeren uyuşturucu maddeler ele geçirildiği, sanığın bu maddeleri satmak amacı ile bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, dava dosyasında bulunan; ihbar, olay ve arama tutanakları, kriminal inceleme raporu, sanık ifade ve savunmaları ile ele geçirilen uyuşturucu maddenin türü, miktarı ve ele geçirilme şekli dikkate alındığında sanığın, kişisel kullanım miktarından fazla olup, sentetik ... içeren uyuşturucu madde emdirilmiş kağıdı kullanma amacı dışında bulundurduğuna ilişkin kabulde isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun olarak elde edildiği, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına ilişkin şartların oluşmadığı, sanığın 04.06.2025 tarihli eylemine ilişkin davanın işbu dava ile birleştirilmesi gerektiğini belirtmiş ise de, Bölge Adliye Mahkemesinin, sanığın savunması alınıp adli kontrol kararı ile serbest bırakılmasından ve aradan belli bir süre geçtikten sonra işlediği diğer eylem nedeniyle fiili kesinti oluştuğuna ve davaların birleştirilmemesinin hukuka uygun olduğuna ilişkin değerlendirmesinin isabetli olduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin sair temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesine karar verildiği belirtilmiş ve ceza tayinine 11 yıldan başlanmış iken, hüküm fıkrasında "takdiren alt sınırdan ceza tayin edildiği" belirtilmek sureti ile gerekçe ile hüküm arasında, ayrıca hüküm fıkrası içerisinde çelişkiye düşülmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR Gerekçe bölümünün (2) nolu bendinde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 13.02.2026 tarihli ve 2026/471 Esas, 2026/386 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2026/6206, K. 2026/9340, T. 29.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2026-6206-e-2026-9340-k-fdb741426997