Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/12776 E. 2026/6855 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/12776
- Karar No
- 2026/6855
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2693 E., 2025/1977 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2025 tarihli ve 2025/201 Esas, 2025/261 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62... . maddeleri uyarınca 12... hapis cezası ve 125.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 10.10.2025 tarihli ve 2025/2693 Esas, 2025/1977 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafilerinin Temyiz İstemi Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, aramanın hukuka aykırı olduğuna, soyut ihbara dayanılarak karar verilemeyeceğine, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün gerekçesiz olduğuna, savunma hakkının kısıtlandığına, eksik inceleme yapıldığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde sanığın ikamet ettiği binaya adres ile alakası olmayan farklı şahısların girerek kısa sürede ayrıldığı ve binadan çıkan iri yapılı bir erkek şahsın araçtan aldığı uzun namlulu silahı bina içerisine götürdüğü şeklinde yapılan ihbar üzerine, aracın hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen beraat kararı kesinleşen sanık ...’e ait olduğunun tespit edildiği, aynı gün sanık ... ve aracı kullandığını beyan eden sanık ...’ün yakalandığı, usulüne uygun şekilde araçta yapılan aramada sol koltuk altında paketçikler hâlinde sentetik ... ve ... ile hassas terazi bulunduğu olayda sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Olay tutanakları, ele geçen maddelerin cinsleri ve paketlenme şekilleri, uyuşturucu maddeler yanında hassas terazi ele geçirilmesi, sanık ...’ün savcılık aşamasında aracı bir gün önce kullandığını, sol koltuğu arkaya oturduklarında öne doğru ittiğini, araç içinde uyuşturucu madde olması hâlinde maddeleri göreceğini, araç içinde uyuşturucu madde görmediğini beyan etmesi, aracın olay tarihinden 9 gün önce ekspertiz için verildiğinin beyan edilmesine rağmen sanığa suç isnat etme ve araca uyuşturucu koyup ihbarda bulunma niyetinde olan kişinin ihbar için 9 gün beklemesinin hayatın olağan akışına aykırı olması, tutanak tanığının “Gözle baktığımızda da detaylı arama yapmasak da bu poşeti rahatlıkla görebilirdik.” şeklindeki beyanına göre, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, kovuşturma evresinde eksik soruşturma yürütülerek hüküm kurulduğuna dair temyiz itirazlarının yerinde görülmediği, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün gerekçe kısmında İlk Derece Mahkemesinin gerekçesine atıfta bulunulduğunun ve gerekçenin yerinde olduğunu tespit edilmesi karşısında gerekçenin 5271 sayılı Kanun'un aradığı şartları taşıdığı, aramanın hukuka uygun olarak yapıldığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 10.10.2025 tarihli ve 2025/2693 Esas, 2025/1977 Karar sayılı kararında sanık ve müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde karar verildi.