Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/11340 E. 2026/8503 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/11340
Karar No
2026/8503
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/383 Esas, 2025/390 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilâmı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü

I. HUKUKİ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlâmı Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.04.2023 tarihli ve 2023/90 Esas, 2023/109 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın sanık tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 24.06.2025 tarihli ve 2024/4243 Esas, 2025/5232 Karar sayılı kararı ile "...sanığın diğer eylemi nedeniyle açılan dava ile birlikte görülmesi" gerektiğinden bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2025 tarihli ve 2025/383 Esas, 2025/390 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/3, 43, 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık müdafinin temyiz istemi, eksik inceleme ile karar verildiğine, bu dosyanın sanığın diğer eylemleri nedeniyle görülen davalarla birleştirilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay tarihlerinde sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkin olarak, Sanığın 22.06.2022 tarihli eyleminden sonra yakalanarak ifadesinin alındığı ve sorgusunun yapılarak hakkında adli kontrol hükümleri uygulandığı, yaklaşık 5 ay sonra 12.11.2022 tarihli eylemi gerçekleştirdiği, ilk eylemi nedeni ile düzenlenen iddianamenin ise 19.07.2023 tarihinde düzenlendiği, bu hali ile hukuki kesintinin oluşmadığı ancak sanığın suç işleme kararının yenilendiği kabul edilen yakalanma ve adli kontrol hükümlerinin uygulanması gibi hallerde fiili kesintinin oluştuğu cihetle, sanığın eylemleri nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılması gerekirken, koşulları oluşmadığı halde farklı tarihlerde işlenen eylemlerin bir suç işleme kararı kapsamında işlendiği kabul edilerek zincirleme suç hükümleri uygulanarak tek bir mahkumiyet hükmü kurulması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 1. Olay tutanakları, sanık savunmaları, uzmanlık raporları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, 22.06.2022 tarihinde sanığın uyuşturucu madde sattığı yönünde bilgiler elde edilmesi üzerine evinde ve aracında yapılan aramada esrar maddesi ele geçtiği, sanığın telefonunda yapılan incelemede uyuşturucu madde ticaretine yönelik olduğu değerlendirilen konuşmaların yer aldığı, 12.11.2022 tarihinde ise sanığın tanıklara esrar maddesi sattığı, böylelikle sanığın üzerlerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, ilk derece Mahkemesinin kabulünde ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup; sanık müdafinin temyiz istemleri yerinden görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştiri yapılan ve düzeltilmesi gereken husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. 04.06.2025 tarihli Resmi Gazate'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir olan sanık hakkında "... sanık hakkında KOŞULLU SALIVERİLME HÜKÜMLERİNİN UYGULANMAMASINA" ibaresinin yazılması hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2025 tarihli ve 2025/383 Esas, 2025/390 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün tekerrür ile ilgili 6. paragrafında yer alan ".. sanığın ikinci kez tekerrür halinde olduğu anlaşıldığından sanık hakkında KOŞULLU SALIVERİLME HÜKÜMLERİNİN UYGULANMAMASINA" ibaresinin çıkartılmak suretiyle İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/11340, K. 2026/8503, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-11340-e-2026-8503-k-7f7e33635332