Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/11105 E. 2026/4547 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/11105
Karar No
2026/4547
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/885 E., 2025/941 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2025 tarihli ve 2025/55 Esas, 2025/131 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 58, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 10.07.2025 tarihli ve 2025/885 Esas, 2025/941 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, suç şüphesi altında olan sanık hakkında önleme araması kararına dayanılarak adli işlem yapılamayacağına, sanık hakkında olay günü önleme araması kararına dayanılarak aracının durdurulması ve akabinde yapılan arama işlemleri neticesinde elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğuna, bu ilk hukuka aykırı işlemin devamındaki diğer işlemlerin de hukuka aykırı olduğuna, bu nedenle sanığın konutunda gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında yapılan arama işlemi ve bu aramada ele geçen suçun konusunu oluşturan uyuşturucu maddelerin de hukuka aykırı delil mahiyetinde olduklarına, olay günü sanığın üzerinde çıkan uyuşturucu maddeleri kendi rızası ile teslim etmesinin söz konusu olmadığına, rızası ile verdiği kabul edilse dahi sanığın o anda suç şüphesi altında olması nedeniyle rızasının geçerli olmayacağına ve tanık ...'in bilgi sahibi sıfatıyla beyanlarının alınmış olmasının Anayasa'ya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın suç tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ...'e uyuşturucu sattığı, üzerinde ve ikametinde ele geçirilen uyuşturucuları da atılı suç kapsamında bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olay tarihinde sanık ve kullanıcı ...'in üzerinde önleme arama kararı ve sanığın evinde Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emri uyarınca yapılan aramaların usul ve kanuna uygun oldukları anlaşılmakla; önleme araması kararı kapsamında suç tarihinde 00.15 sıralarında bulundukları taksi içerisinde yakalanan sanık ve kullanıcı ...'in üzerinde yapılan arama ile sanığın ikametinde yapılan arama sonucu sanığa ait 6 paket ... ele geçirilmesi, kullanıcı ...'in üzerinde ele geçirilen ... kalıntılı cam aparat karşılığında sanığa verdiğini beyan ettiği 900 TL'nin sanığın üzerinde ele geçirilmesi, sanığın telefonunda 5271 sayılı Kanun'un 134. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucu hazırlanan rapor içeriği ve uzmanlık raporu birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 10.07.2025 tarihli ve 2025/885 Esas, 2025/941 karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/11105, K. 2026/4547, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-11105-e-2026-4547-k-bf2843e895b2