Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/11100 E. 2026/4542 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/11100
- Karar No
- 2026/4542
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1477 E., 2025/871 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Artvin Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2025 tarihli ve 2025/34 Esas, 2025/130 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis ve 91.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 21/05/2025 tarihli ve 2025/1477 Esas, 2025/871 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, sanığın bahçesinde beslediği kuşlarına aldığı yemlerin kuşlar tarafından sağa sola saçılması dolayısıyla kenevir bitkilerinin türediğine, sanığın zamanla büyüyen bu kenevirlerden kendi kullanımı için esrar elde ettiğini ve bu durumun ikametinde yapılan aramaya kadar devam ettiğine, ziraat bilirkişisinden ele geçen tüm bitkiler yerine sadece saksı ve bahçede dikili bulunan kenevir bitkileri hakkında rapor alındığına, kenevir bitkilerinin tamamı yerine numuneler üzerinde kriminal inceleme yapılmasının usule aykırı olduğuna, kriminale gönderilen maddelerin gönderilmeden önce kolluk birimlerince kurutulduğuna ve kuru maddeler için verilen esrar oranının yakalama anında tartılan yaş haldeki kenevir bitkilerine de uygulanmak suretiyle hata yapıldığına, kurutulan kenevirin yaş hali ile kuru hali arasındaki farkın belirlenmesinin gerektiğine, suça konu numunelerin kollukça kurutulmuş olduğunun ...'nın 12.11.2024 tarihli uzmanlık raporunun akıbeti hakkındaki yazısından anlaşıldığına, ele geçen maddelerin içeriğindeki uyuşturucu miktarının tespiti için yeniden rapor alınması gerektiğine, kriminale gönderilen numune içeriklerinin yaprak kısımlarından özenle seçildiklerine, bu suretle raporda belirtilen toz esrar oranının gerçeği yansıtmadığına, çatı kısmında ele geçirilen kenevirlerle bodrum katına ve bahçeye gelişi güzel atılan çöp mahiyetindeki erkek kenevirlerin hepsinin hatalı bir şekilde kubar esrar olarak değerlendirildiğine, ele geçirilen kenevirlerin erkek mi dişi mi olduklarının tespitinin yapılmaması nedeniyle kenevirlerin suçu işlemeye elverişli olup olmadıklarının açıklığa kavuşturulmadığına, bahçede ve bodrum katta ele geçirilen ele geçen kenevir bitkilerinin sanığın sökmüş olduğu erkek kenevirlerden oluştuğuna, olay anında kurumaya bırakılan kenevirler üzerinde ziraat bilirkişi raporu alınmadığı gibi bunların bütün olarak kriminale gönderilme imkanı varken, sadece numuneler gönderilerek rapor alınması ve bunun neticesinde verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, suç tarihinde sanığa ait iki ayrı ikamette ve köy içerisinde yer alan bahçede ele geçirilen uyuşturucu maddelerin atılı suç kapsamında bulundurulduğu iddiasına ilişkin olarak; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre; sanığa ait bahçede dikili halde olup hasat olgunluğuna erişmiş, bakımları yapılmış ve boyları 75 cm ile 2,5 metre arasında değişen 7 kök dişi hint keneviri ile aynı yerde ele geçen hasat edilmiş 2 kök kenevir ve sanığın ikametinde saksı içerisinde dikili ve kurumuş vaziyette ele geçirilen 1 kök kenevir bitkisi üzerinde yapılan kriminal inceleme sonucunda, söz konusu 10 kök kenevir bitkisinin toplam 863,8 gram olduğu ve bunlardan net 129,6 gram esrar elde edilebileceğinin tespit edildiği, bu haliyle anılan bitkiler yönünden yaklaşık %15 oranında esrar elde edilebileceğinin bilimsel olarak ortaya konulduğu anlaşılmıştır. Sanık müdafii tarafından, köy içerisinde yer alan sanığa ait evin çatı, bodrum ve bahçe kısımlarında kurumaya bırakılmış halde ele geçirilen diğer kenevir bitkilerinin yaş halde tartıldığı, buna karşın kurutulmuş numunelerden elde edilen esrar oranının tüm miktara uygulanmasının hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de; sanığın ikametinin çatı, bodrum ve bahçe kısımlarında kurumaya bırakılmış halde bulunan toplam 8875 gram kenevir bitkisinin bulunma şekli itibarıyla en azından kısmen kurumuş ya da kurutulma sürecinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple, dosyada mevcut yukarıda belirtilen somut ve denetlenebilir kriminal veriler birlikte değerlendirildiğinde, ele geçen toplam 8875 gram kenevir bitkisinden, en düşük oran esas alındığında dahi yaklaşık %15 oranında esrar elde edilebileceği, bu durumda dahi yaklaşık 1300 gram civarında esrar elde edilebileceği, bu miktarın ise kişisel kullanım sınırının oldukça üzerinde olduğu ve uyuşturucu madde ticareti kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, kriminal raporda belirtilen oranlamaya yönelik tartışmaların 5271 sayılı Kanun'un 206/2-b maddesi uyarınca sonuca etkili olmadığı, sanığın eyleminin sübutu ve suç vasfı yönünden herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; ek rapor alınması yönündeki temyiz isteminin reddine ilişkin ara kararın da usul ve kanuna uygun olduğu belirlenmiştir. Dolayısıyla suç tarihinde sanığa ait ikamet ve eklentilerinde ele geçirilen kenevirlerin kök sayısı, kurumaya bırakılan uyuşturucu maddelerin miktarı, ele geçirilme şekilleri ve dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye mahkemesinin kararında aşağıda belirtilen düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Adli Emanetin 2024/200 sırasında kayıtlı 2 adet gazete kağıdı ve peçete ile 1 adet kağıdın 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken aynı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderelerine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 21.05.2025 tarihli ve 2025/1477 Esas, 2025/871 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün (C) bendinin (4) nolu paragrafında yer alan "...... bitki ile suçta kullanıldığı anlaşılan 2 adet gazete kağıdı, peçete ve 1 adet kağıdın 5237 sayılı TCK'nın 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE" ibarelerinin hükümden çıkarılması ile yerine "bitkinin 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE ve suçta kullanıldığı anlaşılan 2 adet gazete kağıdı, peçete ve 1 adet kağıdın aynı Kanun'un 54/1. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Artvin Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2026 tarihinde karar verildi.