Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/10979 E. 2026/8238 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/10979
- Karar No
- 2026/8238
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1190 E., 2025/1468 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Elazığı 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.04.2025 tarihli ve 2025/70 Esas, 2025/233 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis ve 180.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 17.06.2025 tarihli ve 2025/1190 Esas, 2025/1468 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, tutanak mümzilerinin dinlenmediğine, aramanın usulsüz olduğuna, Ceza Genel Kurulu kararı uyarınca rızaen arama yapılamayacağına, bu nedenle sanığın aracında ele geçirilen maddelerin hükme esas alınamayacağına, sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın aracını olay tarihinde ve önceki günlerde kullanan bir çok kişinin bulunduğuna ve bu kişilerin isimleri mahkemeye bildirilmesine rağmen bu kişilerin dinlenmediklerine ve sanık hakkında mahkeme heyeti tarafından kanaat cezası verildiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, suç tarihinde sanığın aracında ele geçirilen uyuşturucuların atılı suç kapsamında bulundurulduğu iddiasına ilişkin olarak; Sanık hakkında hükmedilen gün adli para cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında "günlüğü 20 TL hesabı ile" denilmesine rağmen devamında açıkça gün adli para cezasının 100 TL'den adli para cezasına çevrildiğinin belirtilmesi karşısında bu husus mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışı olarak kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın aracında Cumhuriyet savcısının verdiği yazılı arama emri uyarınca yapılan arama ile yazılı gerekçe uyarınca sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının usul ve kanuna uygun olduğu, sanığın, aracını olay tarihinden önce başka kişilerin de kullandığını ileri sürmesi dışında, ele geçirilen uyuşturucu maddenin bu kişilerden birine ait olduğuna veya araçta onlar tarafından bırakıldığına ilişkin herhangi bir somut isnat ya da delil sunmadığı, bu suretle anılan kişilerin tanık sıfatıyla dinlenilmelerinin hükme etkili olmayacağı ve ayrıca sanığın, araçta ele geçirilen uyuşturucu maddenin varlığına, ele geçiriliş şekline ve arama tutanağının içeriğine yönelik bir inkâr veya çelişki iddiasında bulunmayıp savunmasını ele geçirilen maddenin kendisine ait olmadığı üzerine kurduğu gözetildiğinde, tutanak mümzilerinin mahkeme huzurunda dinlenmelerinin karara bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla; suç tarihinde sanığın aracında ele geçirilen uyuşturucunun niteliği ve miktarı itibarıyla kişisel kullanım sınırlarının üzerinde olması, araç içerisinde sürücü ve ön yolcu koltuğu üzerinde uyuşturucu madde kalıntılarının tespit edilmiş olması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 17.06.2025 tarihli ve 2025/1190 Esas, 2025/1468 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2026 tarihinde karar verildi.