Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/719 E. 2024/5766 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/719
Karar No
2024/5766
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3016 E., 2022/276 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının,12.04.2021 ve 15.10.2020 tarihli iddianameleri ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasının (a) bentleri (iki kez) ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.04.2021 tarihli kararı ile Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/229 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/229 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. C. Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2022 tarihli kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, ilk eylemi hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine; ikinci eylemi yönünden 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. D. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 28.10.2022 tarihli ve 2022/3016 Esas, 2022/276 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 3. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, ilişkindir. B. Cumhuriyet Savcısının Temyiz Nedenleri Özetle; Sanığın 27.08.2020 tarihli eyleminde suçunun sabit olması nedeniyle sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkindir. 1. 21.07.2020 tarihli ... alımında usulüne uygun şekilde görevlendirilen gizli soruşturmacı emniyet mensuplarına sanığın kriminal uzmanlık raporuna göre 5 CL ADBA maddesi sattığı kayıt altına alınmış, sanık aşamalarda görüntülerdeki kişinin kendisi olduğunu kabul etmiş ancak uyuşturucu sattığı iddiasını reddetmiştir. 2. Tutanak mümziileri duruşmada dinlenmiştir. 3. 27.08.2020 tarihli olayda kolluk güçlerine mezarlık karşısındaki boş arazide siyah ve beyaz tişörtlü iki şahsın uyuşturucu sattığı ihbarının gelmesi üzerine olay yerine giden kolluk güçleri kullanıcı ...'ın siyah tişörtlü sanığa para verdiği, sanığın da yerden aldığı maddeyi ...'a verdiğini net biçimde görmüş ve tutanağa geçirmiştir. Durdurulan ... kendi rızasıyla kriminal uzmanlık raporuna göre 5 CL ADBA ve 5F EMB PICA olan maddeyi kendi rızasıyla polise teslim etmiştir. Kaçan ve akabinde yakalanan sanığın üzerinden 445,00 TL para çıkmış, sanığın madde verdiği yerde yapılan aramada 5 CL ADBA, 5F EMB PICA ve THC olduğu belirlenen maddeler ele geçmiş, bu maddelerin bir kısmının ...'dan ele geçen maddelerle benzer olduğu anlaşılmıştır. 4. Kolluk aşamasında dinlenen ..., siyah tişörtlü sanığa 50,00 TL verdiğini, maddeyi beyaz tişörtlü şahıstan aldığını söylemiştir. 5. Sanık aşamalarda suçlamaları reddetmiştir. 6. Tutanak mümziileri duruşmada dinlenmiş, tutanak içeriğini doğrulamışlardır. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "...27.08.2020 tarihli ... ile ilgili olarak; Esenyurt Narkotik Suçlarla Mücadele Amirliği'ne yapılan Selehattin Eyyübi Mahallesi Örnek Mezarlığı karşısında bulunan boş arsa üzerinde beyaz ve siyah kıyafetli iki şahsın uyuşturucu sattığı ihbarına istinaden başlatılan soruşturmada, polis ekiplerinin olay yerine intikal ettiklerinde ... isimli uyuşturucu madde kullanıcısı şahsın sanık ...'a para verdiğinin, sanığın ise yerden aldığı uyuşturucu madde olarak değerlendirilen maddeleri ...'a verdiğinin iddia edildiği, ...'ın üzerinde bulunan maddenin 0.60 gram ağırlığı olan ve Skunk adı verilen uyuşturucu madde olduğu, ...'ın alınan ifadesinde uyuşturucu maddeyi 50 TL karşılığında siyah tişörtlü şahıstan aldığını beyan ettiği, polis ekipleri tarafından yakalanan sanığın üzerinde 445 TL para haricinde herhangi bir suç ve suç unsuruna rastlanmadığı sanığın ...'a uyuşturucu madde verdiğinin iddia edildiği yerde yapılan araştırmada, daralı ağılrığı 0.98 gram gelen ...'ın üzerinden çıkan madde ile dış görünüş itibari ile aynı olan 2 adet madde, daralı ağırlığı 1.16 gram gelen jelatine sarılı vaziyette bonzai olarak değerlendirilen uyuşturucu madde ile daralı ağırlığı 1.84 gram gelen 2 adet halinde kağıda sarılı vaziyette kubar esrar olarak değerlendirilen maddenin tespit edildiği, İstanbul Polis Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğünce tanzim edilen uzmanlık raporuna göre Jelatine sarılı vaziyette olan net ağırlığı 1 gram olan maddenin sentetik kannabinoidler grubunda yer alan 5CL- ADB-A ile 5F-EMB- PICA maddelerini içerdiğinin,2 adet kağıtta bulunan net ağırlığı 2 gram yeşil renkli bitki parçalarının THC maddesi ihtiva eden Hint Keneviri bitkisi olduğunun, 2 adet kağıtta bulunan net ağırlığı 2 gram gelen maddenin ise sentetik kannabinoidler grubunda yer alan 5CL- ADB-A maddesi içerdiğinin ve THC, 5CL- ADB-A ile 5F-EMB- PICA maddelerinin 2313 sayılı kanun kapsamında kaldığının tespit edildiği olayda; Her ne kadar Sanık ... hakkında, kendisine isnat edilen 27/08/2020 tarihli bu eyleme ilişkin olarak uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddiasıyla TCK.188/3-4.a maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açılmış ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 31/03/2009 tarih ve 2008/6-256 Esas ve 2009/79 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “şüpheden sanık yararlanır” kuralı gereğince, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının ... koşulunun, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlı olduğu, gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olan olaylar ve iddiaların, sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı, ceza mahkumiyetinin, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanarak ve diğer bir kısmı göz ardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanması gerektiği; Somut olayda sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin olarak tutanağa bağlanmış bir ihbarın bulunmaması sebebiyle kolluk görevlileri tarafından düzenlenen 28.08.2020 tarihli olay tutanağında eşgal bilgileri belirtilen kişilerin uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde gelen bilgilerin “duyum” vasfında olduğu, bu haliyle kurulacak mahkumiyet hükmüne esas alınabilir bir nitelik taşımadığı; Her ne kadar 28.08.2020 tarihli olay tutanağında ... isimli şahsın ... isimli şahsa bir miktar para verdiği ve ... isimli şahsın da yere eğilerek uyuşturucu madde olabileceği değerlendirilen bir şeyler aldığı ve ... isimli şahsa verdiği belirtilmiş ise de kolluk görevlilerince alışveriş anında veya hemen sonrasında müdahalede bulunularak cisim, alıcı şahsın elindeyken suçüstü yapılıp yakalanma ihtimali varken yakalanmadığı, şahıslara müdahale edilmesi için şahısların birbirinden uzaklaşmasının beklendiği bu sebeple de gözleme konu cismin ne olduğu hususunun açığa kavuşturulamadığı; ilk olarak ... isimli şahsın yanına giden kolluk görevlilerinin bu kişi ile yapılan şifai görüşmede alınan bilgiler üzerine sanık ...’ı yakaladıkları ve bu esnada sanığın yanında bulunan bir kişinin de kaçarak uzaklaştığı, olayın gece vakti gerçekleştiği de göz önünde bulundurulduğunda tutanağa bağlanan gözlemin uyuşturucu ticaretine ilişkin bir gözlem olup olmadığının, sanık tarafından ...’a verildiği iddia edilen cismin uyuşturucu madde olup olmadığının, olay yerinde ele geçen maddelerin sanığa ait olup olmadığının ve sanık tarafından ticari amaçla bulundurulup bulundurulmadığının şüpheli bir hal aldığı, bu haliyle olay tutanağının tek başına uyuşturucu madde ticaretinden kurulacak mahkumiyet hükmüne esas alınamayacağı; Her ne kadar ... isimli şahıs kolluk görevlilerince müdafii olmaksızın alınan ve “Şüpheli İfade Tutanağı” isimli tutanakla tutanağa bağlanan beyanında eşgalini tarif ettiği ve aralarında sanığın da bulunduğu şahıslardan uyuşturucu madde aldığını ve üzerinde ele geçen maddelerin bu şahıslardan aldığı maddeler olduğunu beyan etmişse de ismi geçen şahsa, devam eden celselerde ulaşılamaması dolayısıyla dosyanın geldiği aşama da dikkate alınarak dinlenmesinden vazgeçildiği ve mahkememiz huzurunda tanık olarak beyanına başvurulamadığı, soruşturma aşamasında müdafii olmaksızın şüpheli sıfatıyla alınan beyanlarının, usulüne uygun bir şekilde alınmamış olması ve mahkememiz huzurunda da doğrulanamaması sebebiyle sanık bakımından kurulacak mahkumiyet hükmüne esas alınamayacağı, bu sebeple bu beyanların olay tutanağını destekler mahiyette bir delil olduğunun kabulünün de mümkün olmadığı, kaldı ki ... ile ilgili olarak da kolluk görevlilerince uyuşturucu madde ile ilgili olarak işlem yapıldığı, haklarında uyuşturucu madde ile ilgili kolluk görevlilerince işlem yapılan şahısların bu işlemlerin yapıldığı esnada verdikleri beyanlarının kendilerini suçtan kurtarmaya ya da kendi suçlarını hafifletmeye yönelik olabileceğinin kuvvetle muhtemel olduğu, bu sebeple de somut ve itibar edilebilir delillerle desteklenmediği müddetçe tanık beyanlarının tek başına kayıtsız ve şartsız üstün tutularak kurulacak mahkumiyet hükmüne esas alınamayacağı; Sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin olarak dosya kapsamında itibar edilebilir bir tanık beyanı, tutanağa bağlanmış bir ihbar, teknik takip veya satışa ilişkin başkaca bir delilin bulunmaması, sanıkta yapılan aramada herhangi bir uyuşturucu maddenin ele geçmemesi ve herhangi bir suç unsuruna rastlanılmaması olay yerinde ele geçen maddelerin sanığa ait olup olmadığı hususunda oluşan şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerekmesi karşısında sanığın uyuşturucu ticareti yapmadığı yönündeki beyanlarına itibar edilmesi gerekmiş, sanığın kendisine isnat edilen bu suçu işlediği hususunda, cezalandırılmasına yetecek, her türlü şüpheden arınmış, yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, sanığa isnat edilen suç sabit olmadığından, sanığın yüklenen suçtan CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerekmiş; 21.07.2020 tarihli ... ile ilgili olarak; Büyükçekmece 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 09/07/2020 günlü 2020/2627 D.İş. Sayılı kararı ile verilen CMK 139 maddesi uyarınca Gizli Soruşturmacı Görevlendirilmesi kararına istinaden yapılan çalışmalar kapsamında yürütülen 21.07.2020 Tarihli ... Alımına ilişkin olarak NGS218 ve NGS219 kodlu gizli soruşturmacı kolluk görevlilerinin, 21.07.2020 günü saat 16.55 sıralarında İstanbul İli Esenyurt İlçesi Pınar Mahallesi 1250.Sokak içerisinde bulunan ... Yaz Kurt Parkı içerisine geldikleri esnada bahse konu park içerisinde bisikletle gezmekte olan ...’ı gördükleri, bunun üzerine bahse konu park içerisinde bulunan kamelya içerisine giderek oturdukları ve beklemeye başladıkları, bir müddet beklemenin ardından ...’ın görevlilerin yanına gelerek “Abi siz burada mı oturuyorsunuz?” diye sorduğu kolluk görevlilerinin de ...’a daha önceden oluşturmuş oldukları hayat hikayelerine uygun cevaplar verip bir süre sohbet ettikleri sonrasında ...’ın görevlilere hitaben “Kime baktınız siz?” dediği görevlilerin de ...’a hitaben “Yok kardeşim öyle bir abiye bakmaya geldik” dedikleri, ...’ın da görevlilere hitaben “Ne için bakmaya geldiniz?” dediği, kolluk görevlilerinin de sanığa hitaben “İşimizi çözüyordu da bugün yok buralarda” dedikleri, bunun üzerine ...’ın görevlilere hitaben “Eşya mı alacaksınız abi?” dediği, kolluk görevlilerinin de sanığa hitaben “Aynen kardeşim” dedikleri, ardından ...’ın görevlilere hitaben “Ben veriyorum abi, güzel kubar var abi fiş 50(elli) lira,” dediği, kolluk görevlilerinin “Tamam 3(üç) fiş alalım” dedikleri, daha sonra ...’ın sağ ayakkabısının içerisinden çıkarmış olduğu çizgili defter kağıdı içerisinde daralı ağırlığı 4.6(dörtnoktaaltı) gram gelen TOZ ESRAR maddesini görevlilere verdiği ve “Git bir dene abi ya sıkıntı yok” dediği, görevlilerin de ...’a “He?” dedikten sonra ... görevlilere “Ha şu köşeye git dene abi sıkıntı yok” dediği, ardından ...’a “Yok yok eyvallah” dedikten sonra uyuşturucu madde karşılığı olarak 150 (yüz elli) TL para verdikleri, ardından bir müddet sıradan konuşmaların ardından ... ile vedalaşarak bahse konu adresten ayrıldıkları, sanıktan elde edilen madde ile ilgili İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarınca yapılan incelemeler sonucu düzenlenen 09.09.2020 tarihli İST-KİM-20-26077 sayılı uzmanlık raporuna göre sentetik kannabinoidler grubunda yer alan 5CL-ADB-A etken maddesini içerdiğinin tespit edildiği olayda, Sanık her ne kadar aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de, gizli soruşturmacıların tanık olarak dilenmesi ile doğrulanan ... alımı ve kolluk tutanakları, olay anına dair ses ve görüntü kayıtları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın gizli soruşturmacı alıcılara 3 fiş halindeki toplam daralı ağırlığı 4,6 gram gelen uyuşturucu maddeyi 150 TL karşılığında sattığı sabit olmakla sanığın suçtan ve cezadan kurtulmaya dönük inkar mahiyetindeki savunmalarına itibar edilmemiş, sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapmak suçunu işlediği sabit olmakla; suçun işleniş şekli, işlendiği yer ve zaman, amaç ve saiki dikkate alınarak eylemine uyan 5237 sayılı TCK.188/3, 4.a maddeleri uyarınca takdiren alt hadden cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş, sanığa isnat edilen 27.08.2020 tarihli eylemle ilgili olarak beraat hükmü tesis edildiğinden ve yasal şartları oluşmadığından sanığa verilen cezada 5237 sayılı TCK 43 maddesi uyarınca artırım yapılmamış, sanığın yargılama sürecindeki davranışları lehine indirim sebebi sayılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." demek suretiyle karar vermiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, detaylı ve ayırıcı özellikleri belirtilerek yapılan ihbar üzerine, olay yerine giden kolluk ekiplerince, eşkale uygun şahıslar arasında açık bir şekilde uyuşturucu madde alışverişi yapıldığının görüldüğü ve bu durumun tutanağa bağlandığı, kolluk tutanağında, sanığın, tanığa verdiği uyuşturucu maddeyi yere eğilerek aldığı açıkça belirtilerek, bu yerde yapılan inceleme sonrası, olay tanığının üzerinden ele geçirilen madde ile aynı türde ve paketleniş tarzı aynı olan uyuşturucu madde ile birlikte çeşitlilik arz eden bonzai (sentetik kannobinoit) ve esrar madelerinin ele geçirildiği, sanığın yakalanmamak amacıyla üzerinde herhangi bir uyuşturucu madde bulundurmadan bulunduğu yerde sakladığı uyuşturucu maddeyi yerden eğilerek alıp olay tanığına sattığı, bu durumun da tutanaklarla sabit olduğu anlaşılmakla, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince mahkumiyetine karar verilmesi ya da mahkemece sübut bulan bu ... ile mahkumiyetine karar verilen 21.07.2020 tarihli ... birlikte değerlendirilerek, zincirleme suç kapsamında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulanmak suretiyle artırım yapılmamış olması, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 28.10.2022 tarihli ve 2022/3016 Esas, 2022/276 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/719, K. 2024/5766, T. 03.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2024-719-e-2024-5766-k-3a53cf42b617