Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/21033 E. 2026/4536 K. – Kişiyi Hürriyeti
Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/21033
- Karar No
- 2026/4536
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/594 E., 2023/1937 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2023 tarihli ve 2022/577 Esas, 2023/303 Karar sayılı kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 3-f, 5, 43/1, 62/1, 53/1-2-3, maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 29.11.2023 tarihli ve 2023/594 Esas, 2023/1937 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin ve katılan mağdur vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık müdafinin temyiz istemi, mağdura ait ...nde alınan ifadesinin CD incelemesinin yapılması gerektiğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanığın söylediği iddia edilen tehdit cümlelerinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun delili olamayacağına, mağdurun ifadelerinde çelişkinin mevcut olduğuna, aynı eylemlerin hem cinsel istismar hem de kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna konu olmasının ceza hukuku mantığı ile bağdaşmayacağına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna yöneliktir. 2. Katılan vekilinin temyiz istemi, sanığın üst hadden cezalandırılması gerektiği, sanığın cezalandırılmasında az artırım yoluna gidilmesinin hukuka ve usule aykırı olduğu, sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanması olanağı bulunmadığına yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, mağdur ...'in tanık olarak ifadesine başvurulan ..... ile 09.05.2021 tarihinde konuşurken sanık ... isimli şahsın kıyafetlerini çıkartarak özel bölgesine dokunduğunu, cinsel organını kendi özel bölgesine sürttüğünü, yine ...'ın cinsel organını zorla ağzına boğuluncaya kadar soktuğunu, bunları yapmak için kendisini eski yıkık bir eve götürdüğünü, yapmaması için yalvardığında da ''yaptıklarımızı birine anlatırsan seni ve aileni tabanca ile vururum'' diye tehdit ettiğini anlatması üzerine, ......'nin mağdurun annesi olan ...'e bilgi verdiğini, mağdurun anne ve babasının öğrenmesinden sonra ... müracaat ederek şikayetçi olmaları üzerine soruşturma başlatıldığı ve ... hakkında cinsel istismar suçundan Bafra Ağır Ceza Mahkemesine dava açıldığı, ...'ın suçundan yargılanıp ceza aldığı ve cezasının kesinleştiği, Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin l7.11.2021 tarihli karar duruşmasında ...'ın mağdur ...'e yönelik eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 109. maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturma ihmaline binaen suç ihbarında bulunduğu, tüm bu anlatılanlar üzerine sanık ...'ın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olay tutanağı, mağdur beyanı, tanık ....., tanık .....'nin beyanları, İddianame, sanık savunması, kolluk tarafından düzenlenen 01.06.2021 tarihli yetişkin bir insan tarafından ...'a ait olan ve olayın gerçekleştiği ikamete kolaylıkla girilebileceğine dair tutanak, 20.05.2021 tarihli mağdur ...'in beyanlarına itibar edilebileceğine dair adli rapor, dosya arasında mevcut fotoğraflar, 11.09.2021 tarihli CD çözümleme tutanağı, nüfus ve sabıka kaydı ile tüm dava dosyası kapsamına göre, mağdur ile sanık arasında mağdurun sanığa suç atmasını gerektirir bir husumet bulunmadığı, olay yerinin mağdur ...'e ait eve çok yakın konumda bulunduğu, nitekim sanık ...'a ait evinde her iki evin ortasında bulunduğu, tanık ....'nin ''Sanık ..., mağdur ...'i kolundan tutup kendi evlerinin altında bulunan süt odasına götürdü. ... ...'a gelmeyeceğim dedi. İnat etti. Fakat yine de kolundan çekip götürdü. İçeriye girdiklerinde ...'ın çabuk çıkar dediğini duydum''. şeklindeki beyanı, ...'ın ilk olarak 2018-2019 yıllarından başlamak üzere, 2021 yılının ramazan ayı öncesine kadar geçen zaman zarfında suç işleme kararının icrası kapsamında değişik tarihlerde olmak üzere zincirleme şekilde mağdur ...'e yönelik cinsel eylemlerini gerçekleştirmek için mağduru kendi evine, evinin bodrum katına, (süt odası diye tabir edilen yere) ve ...'a ait eve zorla götürerek bu eylemleri gerçekleştirdiği bu esnada mağdura yönelik olarak sarf etmiş olduğu ''kimseye söyleme seni keserim'', ''eğer yaptığımızı birine anlatırsan seni ve aileni tabanca ile vurur öldürürüm'' şeklindeki tehdit içerikli sözler söyleyerek ve zorlamak suretiyle cebir uygulayarak çocuğu hürriyetinden yoksun kılma suçunun sübut bulduğunun anlaşıldığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin kabulünde ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 29.11.2023 tarihli ve 2023/594 Esas, 2023/1937 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve kaıılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2026 tarihinde karar verildi.