Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/5149 E. 2026/9174 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/5149
- Karar No
- 2026/9174
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/575 E., 2026/690 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 17.10.2023 tarihli olay yönüyle onama, 22.08.2023 tarihli olay yönüyle bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2025 tarihli ve 2024/362 Esas, 2025/499 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde imal ve ticareti suçundan, 22.08.2023 tarihli olay nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 192/3, 62... . maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ve 16.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına; 17.10.2023 tarihli olay nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 17.02.2026 tarihli ve 2026/575 Esas, 2026/690 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının aleyhe istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiilerinin Temyiz İstemi Sanık ...'in çelişkili beyanları ile sanık aleyhine hüküm kurulamayacağına, tanıklar ... ve ...'ün beyanlarının ve savunmaların göz ardı edildiğine, 17.10.2023 tarihli olay açısından suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın kullanıcı olduğuna, bu olay açısından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, sanığın yargılandığı her iki eylemin tek suç işleme kararı çerçevesinde işlendiğinin kabulü gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Olay tutanağında sanık ...'nin üzerinde olan çantadan uyuşturucu maddeleri teslim ettiğinin belirtildiği ve tutanak içeriğinde sanığın teslim ettiği uyuşturucu maddelerin kendisine değil diğer sanık ...'e ait olduğuna dair bir beyanda bulunmamış olduğunun anlaşıldığı, kolluktaki ifadesinde ise suça konu maddeleri boynundaki çantadan teslim ettiğini beyan ettiği, tanıkların diğer sanık ...'in ön koltukta oturduğunu ve çantanın arka koltukta olduğunu söyledikleri, tanık ...'ün kolluk ifadesinde diğer sanık ...'in sanık ...'nin çantasına bir şeyler koyduğunu ifade etmesine rağmen mahkeme beyanında sanık ...'in çantaya bizzat bir şeyler koyduğunu görmediğini söyleyerek çelişkili beyanda bulunduğu, olay tutanağında olay yerinde bulunan bir araçtan bahsedilmediği, sanık ...'in olay tutanağına göre sanık ...'nin üzerinde veya boynunda bulunan çantaya polisleri görür görmez uyuşturucu madde koymasının, sanık ...'nin buna karşı koymamış olmasının ve olay anında suça konu maddeleri teslim ederken maddelerin diğer sanık ...'e ait olduğunu beyan etmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, çantanın sanık ...'in aracın ön koltuğunda oturduğu ve sanık ...'nin yanında arka koltukta bulunduğu halde dahi durumun değişmeyeceği, suça konu maddenin sanık ...'nin çantasında ele geçirildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde tebliğnamenin 22.08.2023 tarihli olaya ilişkin görüşüne iştirak edilmemiştir. Dava dosyası kapsamına göre, sanığın 22.08.20 23... .10.2023 tarihlerinde uhdesinde ticari miktarda ... maddesinin ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak; Sanık hakkında 22.08.2023 tarihli eylem yönünden hükmedilen 833 gün adli para cezasının 20 TL'den adli para cezasına çevrilmesi sırasında sonuç adli para cezası "16.660 TL" olması gerekirken "16.600 TL" olarak yanlış hesaplanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 22.08.2023 tarihli olaya ilişkin olarak; olay tutanağında sanık ...'nin üzerinde olan çantadan uyuşturucu maddeleri teslim ettiğinin belirtildiği ve tutanak içeriğinde sanığın teslim ettiği uyuşturucu maddelerin kendisine değil diğer sanık ...'e ait olduğuna dair bir beyanda bulunmamış olduğunun anlaşıldığı, kolluktaki ifadesinde ise suça konu maddeleri boynundaki çantadan teslim ettiğini beyan ettiği, tanıkların diğer sanık ...'in ön koltukta oturduğunu ve çantanın arka koltukta olduğunu söyledikleri, tanık ...'ün kolluk ifadesinde diğer sanık ...'in sanık ...'nin çantasına bir şeyler koyduğunu ifade etmesine rağmen mahkeme beyanında sanık ...'in çantaya bizzat bir şeyler koyduğunu görmediğini söyleyerek çelişkili beyanda bulunduğu, olay tutanağında olay yerinde bulunan bir araçtan bahsedilmediği, sanık ...'in olay tutanağına göre sanık ...'nin üzerinde veya boynunda bulunan çantaya polisleri görür görmez uyuşturucu madde koymasının, sanık ...'nin buna karşı koymamış olmasının ve olay anında suça konu maddeleri teslim ederken maddelerin diğer sanık ...'e ait olduğunu beyan etmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, çantanın sanık ...'in aracın ön koltuğunda oturduğu ve sanık ...'nin yanında arka koltukta bulunduğu halde dahi durumun değişmeyeceği, suça konu maddenin sanık ...'nin çantasında ele geçirildiği, 17.10.2023 tarihli olayda ise sanığın yere attığı ve kendisine ait olduğunu beyan ettiği paketlerde ticari miktarda ... maddesinin ele geçirildiği hususları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 17.02.2026 tarihli ve 2026/575 Esas, 2026/690 Karar sayılı kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2026 tarihinde karar verildi.