Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/20494 E. 2025/4495 K. – Kişiyi Hürriyeti
Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/20494
- Karar No
- 2025/4495
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/698 E., 2024/125 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlamı Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarih ve 2015/650 Esas, 2016/286 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen kararın katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 12.09.2023 tarih, 2020/10026 Esas, 2023/6036 Karar sayılı ilamı ile katılanın aşamalarda alınan istikrarlı beyanları, katılanın anlatımlarını doğrulayan mevcut yaralanmasına ilişkin Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik inkara dayalı savunması ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraat hükmü kurulması hukuka aykırı görüldüğünden bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlamından Sonraki Yargılama Süreci Bozma ilamı üzerine mahkemenin bozma ilamı doğrultusunda sanığın üzerine atılı sübut bulan katılana karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 3-e, 53. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve bu karar sanık tarafından temyiz edilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, eyleme uyan suç tipinin dava zamanaşımına uğradığı, suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, katılanın beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı ve çelişkili olduğu, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraatine hükmedilmesi gerektiği, hükmün yeterli gerekçe barındırmadığı, gerekçenin oluşa ve dosya kapsamına uygun olmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası içeriğine göre sanığın savunması, katılanın iddiaları, katılanın yaralanmasına ilişkin Adli Tıp Kurumu raporu birlikte değerlendirildiğinde sanığın suç tarihinde evli olduğu katılan ile boşanma konusunu görüşmek amacıyla Avcılar'da bir mekanda oturup konuştukları, sanığın katılanı gideceği yere kadar bırakabileceğini söylemesi üzerine katılanın, sanığın aracına bindiği, sanığın; araç seyir halindeyken katılanı boşanmaktan vazgeçirmeye ikna etmeye çalıştığı, bunun üzerine araçtan inmek isteyen katılanı araçtan indirmeyerek bir süre dolaştırdığı, akabinde aracı durdurduğu ve katılanın araçtan inip uzaklaştığı anlaşılmıştır. Bunun üzerine sanığın, katılanın arkasından giderek kollarından tutmak suretiyle katılanı yaralayarak zorla tekrar araca bindirdiği, araç seyir halindeyken katılanı boşanmaktan vazgeçirmeye iknaya devam ettiği, ikna olmayan katılanı tehdit ettiği, tüm bunlar üzerine sanığı sakinleştirmek isteyen katılanın barışma konusunu tekrar düşüneceğini belirtmesiyle sanığın, katılanı Avcılar Kampüsüne götürdüğü, üniversite kaydını yaptırdıktan sonra tekrar araca bindirerek katılanı evinin sokağına bıraktığı ve böylelikle olayda, sanığın cebir ve tehdit ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu eşe karşı işlediği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 3-e maddelerinin şartlarının oluştuğu tespit edilmekle mahkemece verilen kararda aşağıda belirtilen husus dışında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığın soruşturma başlamadan önce katılanı güvenli bir yerde bıraktığı gözetildiğinde hakkında 5237 sayılı Kanun'un 110. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2024 tarih ve 2023/698 Esas, 2024/125 Karar sayılı ilamında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2025 tarihinde karar verildi.