Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/18186 E. 2026/3683 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/18186
- Karar No
- 2026/3683
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/486 E., 2024/467 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık ... yönünden sanık müdafiinin kanunî süresi içinde hükmü temyiz etmesinden sonra, sanığın 20.01.2026 tarihli dilekçesinde temyiz hakkından vazgeçtiğini belirttiği, diğer sanık ... hakkında yapılan ön incelemede ise sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2023 tarihli ve 2023/337 Esas, 2023/506 Karar sayılı kararı ile sanık ...'nin uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 15.02.2024 tarihli ve 2024/486 Esas, 2024/467 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri Gizli soruşturmacılar tarafından temin edilen video görüntülerinde yer alan ... adlı lokantada sanık ... ile beraber ayrıca abisi ...da bulunduğuna, bu nedenle olay yerinde bulunan şahısların da beyanlarının alınması gerektiğine, görgü tanıklarının ifadesi alınmadan verilecek kararın usulen de eksik ve sakat olacağına, gizli soruşturmacı tutanaklarının delil olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığına, delil olarak kullanılmaya elverişli olmayan video kaydında hanımefendilerin neden ve niçin "ne kadar kanka" ve "al al kanka" şeklindeki ifadeleri kullandıklarının anlaşılmadığına, mahkemenin bu yönde akıl yürütme yaptığına, atılı suç yönünden yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, sadece gizli soruşturmacıların tuttuğu tutanak kayıtları ile değerlendirme yapıldığına, gizli soruşturmacı görevlendirilmesinin koşullarının oluşmadığına, gizli soruşturmacı olan kolluk görevlilerinin kışkırtıcı ajan gibi hareket ettiklerine ve sanığın eyleminin sadece kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık ... hakkındaki hüküm yönünden Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde hükmü temyiz etmesinden sonra, sanığın 20.01.2026 tarihli beyanında temyiz hakkından vazgeçtiğini belirttiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmıştır. 2. Sanık ... hakkındaki hüküm yönünden Dava dosyası kapsamına göre, sanık ...'nin suç tarihinde gizli soruşturmacılara uyuşturucu sattığı iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, güven alımı tutanağı incelendiğinde gizli soruşturmacıların suç teşkil eden fiili, yalnız pasif davranışlarla izleyip tespit ettikleri ve delil üretmek ve soruşturma başlatmak için sanığı başka türlü işlemeyeceği bir suçu işlemeye sevk etme yönünde davranışlar içerisinde olmadıklarının görüldüğü ve olay yerinde bulunan sanık ...'nin abisi ... dinlenmediğine ve bu suretle eksik soruşturma yürütüldüğüne yönelik temyiz itirazlarının tanığın dinlenmesi halinde dosyaya yenilik katmayacağı gerekçesiyle bu hususa ilişkin temyiz itirazının reddine karar verilmekle; sanığın soruşturma aşamasındaki ikrarı, fiziki takip, kimlik tespit tutanağı ve güven alımına ilişkin rapor ile tutanak mümzilerinin mahkemece tanık sıfatıyla alınan beyanlarında güven alımına ilişkin tutanak içeriğini doğrulamaları bir arada değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR 1. Sanık ... hakkındaki hüküm yönünden Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 266/1. maddesi gereği dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliği ile İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2. Sanık ... hakkındaki hüküm yönünden Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 15.02.2024 tarihli ve 2024/486 Esas, 2024/467 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2026 tarihinde karar verildi. ...