Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/15884 E. 2024/4766 K. – Suçluyu Kayırma
Konu: Suçluyu Kayırma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/15884
- Karar No
- 2024/4766
- Karar Tarihi
- Konu
- Suçluyu Kayırma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/122 E., 2023/510 K. SUÇ : Suçluyu kayırma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığının 09.02.2016 tarihli ve 2016/342 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında suç üstlenme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 270 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 272 nci maddesinin birinci fıkrası, 273 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. 2. Elbistan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli kararı ile sanık ... hakkında suç üstlenme suçundan, sanık ... hakkında yalan tanıklık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir. 3. Elbistan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli kararının Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (8). Ceza Dairesinin 21.02.2023 tarihli kararı ile; "...A.Sanık ... hakkında suç üstlenme suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan inceleme; Tüm dosya kapsamına göre sanık ...' ın ehliyetsiz olarak kendi kullanımında olan .......... plakalı araçla seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybedip maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiği olayda, dayısı olan sanık ...' u telefonla arayarak kazadan bahsedip aracı kullanan kişi olarak ...' un beyanda bulunmasını istemesi üzerine, ehliyeti bulunması nedeniyle sanık ...' un emniyete giderek aracı kendisinin kullandığını beyan etmesi şeklindeki eyleminde üstlendiği fiilin kendisi yönünden suç oluşturmaması hususu dikkate alındığında sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun' un 283 üncü maddesinde düzenlenen suçluyu kayırma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç üstlenme suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. B.Sanık ... hakkında yalan tanıklık suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan inceleme; 5271 sayılı Kanun' un 193 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca fiilin suç oluşturmaması veya suçun yasal unsurlarının gerçekleşmemesi nedeniyle derhal beraat kararı verilmesi dışında, sanığın ifadesinin sonuca etkili olduğu, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda sanığın sorgusu yapılıp savunması saptanmadan beraat kararı verilemeyeceği gözetilerek usulüne uygun biçimde savunması alınıp eyleminin suçluyu kayırmaya azmettirme suçunu oluşturup oluşturmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. ..." şeklindeki gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine Elbistan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2023 tarihli ve 2023/122 Esas, 2023/510 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında suçluyu kayırma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü, 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık ... hakkında suçluyu kayırmaya azmettirme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 38 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 283 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ...'un temyiz sebepleri; Olayda suç üstlenme suçu açısından yargılama yapılarak diğer sanık ... ile akraba oluşu da nazara alınarak ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğine, re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulması gerektiğine, 2. Sanık ...'ın temyiz sebepleri; Olayda 5237 sayılı Kanun'un 270 inci maddesi uyarınca yargılama yapılarak diğer sanık ile akraba oluşu da nazara alınarak ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğine, re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanık ...'ın sevk ve idaresindeki araçla park halinde bulunan *** plakalı araca çarparak maddi hasarlı trafik kazası yapması üzerine dayısı olan sanık ...'u telefonla arayarak kazadan bahsedip aracı kullanan kişi olarak ...'un beyanda bulunmasını istediği, sanık ...'un emniyete giderek aracı kullananın kendisi olduğunu söyleyerek suçu üstlendiği ve emniyette ifadesi alınan sanık ...'ın da aracı sanık ...'a emaneten verdiğini, park halindeki araca dayısının çarptığını beyan ettiği iddiasına ilişkindir. 2. Maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında park halindeki araçlara çarpan ve maddi hasarlı trafik kazasına sebep olan *** plakalı aracın sürücüsünün tespit edilemediği belirtilmiştir. 3. Sanık ... 04.01.2016 tarihli kollukta alınan ifadesinde; aracın yeğeni .......'a ait olduğunu, emaneten kendisinin aldığını ve direksiyonu kilitlendiği için park halindeki araçlara çarptığını beyan etmiş iken 07.01.2016 tarihli savcılıkta alınan beyanında aslında kazayı kendisinin yapmadığını olay tarihinde .........'ın ehliyetinin olmaması nedeniyle kendisinden kazayı yaptığını söylemesini rica ettiğini ve kendisinin kabul ettiğini fakat sonra pişman olduğunu beyan etmiştir. 4. Sanık ... 04.01.2016 tarihli kollukta alınan ifadesinde; aracını dayısı ...'a emaneten verdiğini, dayısının akşam üzeri kendisini arayarak aracın direksiyonu kilitlendiğinden park halindeki bir araca çarptığını söylediğini beyan etmiştir. 5. Sanık ... 29.01.2016 tarihli savcılık ifadesinde ise kazayı kendisinin yaptığını, ehliyetinin olmaması nedeniyle, dayısını, suçu üstlenmesi için aradığını beyan etmiştir. IV. GEREKÇE 1. Dava dosyası içeriği, oluş şekli, 22.11.2015 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, sanıkların savunmaları, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dava dosyası kapsamı birlikte değerlendirilerek sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmakla, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmadığından, sanık ...'un, olayda suç üstlenme suçu açısından yargılama yapılarak diğer sanık ... ile akraba oluşu da nazara alınarak ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğine, sanık ...'ın, olayda 5237 sayılı Kanun' un 270 inci maddesi uyarınca yargılama yapılarak diğer sanık ile akraba oluşu da nazara alınarak ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Elbistan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2023 tarihli ve 2023/122 Esas, 2023/510 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2024 tarihinde karar verildi. ...