Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/15136 E. 2026/8933 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/15136
Karar No
2026/8933
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/71 Esas, 2024/106 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.11.2023 gün, 2023/177 Esas ve 2023/223 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında, uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/3, 4-a, 62, 52/2, 52/4, 53, 54/4, 58/6-7, 63. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraatine dair karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 04.01.2024 tarihli ve 2024/71 Esas, 2024/106 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında; "...Sanık hakkında TCK'nın 58 maddesi uyarınca tekerrüre esas alınan ilamda erteli ceza süresinin 1 yıl olmasına rağmen sehven 10 ay olarak yazılması, Adli Emanetin 2023/4106 sırasında kayıtlı 1 adet hassas terazi hakkında müsadere kararı verilirken ilgili maddenin ve kanun fıkrasının belirtilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6.maddesine aykırı davranılması, Kanuna aykırı sanık müdafiinin istinaf itirazları bu nedenle yerinde olduğundan ve CMK'nın 280/1-a ve 303/1-c maddesi uyarınca bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; Hükmün A fıkrasının on üçüncü paragrafında yer alan "10 ay" ibaresinin hüküm fıkrasından ÇIKARTILMASINA, yerine "1 yıl" ibaresinin hüküm fıkrasına EKLENMESİNE, Hükmün B fıkrasının dördüncü paragrafında yer alan "hassas terazinin" ibaresinden sonra gelmek üzere "TCK'nın 54/1. maddesi uyarınca" ibaresinin hüküm fıkrasına EKLENMESİNE,..." İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine, sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğini gösterir her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin bir delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi kanaat halinde sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine, re'sen ele alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, kolluk görevlilerince yapılan çalışmalarda sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde bilgiler edinildiği, 14.05.2023 günü saat 01.05 sıralarında Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Sokak üzerinde sanık ...'ın yanında diğer sanık ... ile kaldırım üzerinde elinde poşet ile beklediğinin görülmesi üzerine kolluk görevlilerince sanıkların yanlarına intikal edildiği sırada sanık ...'ın elinde bulunan telefonu hızla yere vurarak ve poşeti yere atarak kaçmaya çalıştığı, yakalandıkları, sanık ...'ın yere attığı beyaz renkli poşet içerisinde bulunan pişmaniye kutusu içerisinden sentetik ... üretiminde kullanılan AMG hammaddesi, suboxone hap, ecstasy hap, eroin maddesi, hassas terazinin ele geçirildiği, sanıkların iştirak halinde hareket ederek suç tarihinde ele geçirilen uyuşturucu maddeleri ticari amaçla bulundurmak suretiyle uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri iddiasına ilişkin olarak;

a. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede; Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin sanık hakkında beraat kararı verilmesine rağmen lehine vekalet ücretine hükmedilmediğine yönelik olup, müdafiinin temyizde hukuki yararı bulunduğu kabul edilerek vekalet ücreti ile sınırlı olarak yapılan incelemede; 1. 5271 sayılı Kanun'un "Yargılama giderleri" başlıklı 324/1. maddesinde harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemelerin yargılama gideri olduğu belirtilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 327/2. maddesinde, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişinin önceden ödemek zorunda kaldığı giderlerin Devlet Hazinesince üstlenileceği düzenlenmiştir. 2. 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 168. maddesinde ise Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) ne şekilde hazırlanacağı düzenlenmiş olup söz konusu maddeyle Türkiye Barolar Birliği'ne (TBB) serbest avukatlık faaliyetleri kapsamında, yani vekalet sözleşmesine dayalı olarak yapılan hukuki yardımlarda uygulanacak asgari ücret tarifesini belirleme yetkisi verilmiştir. Bahsedilen madde gereğince her yıl TBB tarafından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hazırlanmaktadır. 3. 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 13/1. maddesinde ise, Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile, "avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak", TBB'nin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücretin, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten ödeneceği ve bu ücretin, yargılama giderlerinden sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un 13/2. maddesinde de bu madde uyarınca yapılacak ödeme ve uygulamaya ilişkin usûl ve esasların ise TBB'nin görüşü de alınmak suretiyle "Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle" belirleneceği belirtilmiş olup bu hükme istinaden Adalet Bakanlığı tarafından "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri İle Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik" (Yönetmelik) hazırlanmıştır. Bahsedilen Kanun ve Yönetmelik doğrultusunda da Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafiiye ve vekile ödenecek ücrete ilişkin olarak TBB'nin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücrete ilişkin olarak Adalet Bakanlığınca "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife" (Tarife) hazırlanmakta ve söz konusu Tarife her sene başında Resmi Gazetede yayımlanmaktadır. 4. Söz edilen kurallar ve ilkeler çerçevesinde Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretlerinin, 5320 sayılı Kanun'un 13. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Yönetmeliğin 9. maddesi uyarınca "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinden ayrık olarak", TBB'nin görüşü alınarak, Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından birlikte belirlenecek bir tarife ile ödeneceği açıkça hükme bağlamıştır. 5271 sayılı Kanun ya da ilgili diğer mevzuatta Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafii veya vekil ücretlerine ilişkin TBB'ye düzenleme yapabilme yetkisi verildiğine dair açık bir hüküm yer almadığından TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafii ve vekillere uygulanma imkanı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu hükümler ve ilkeler uyarınca, 1136 sayılı Kanun'un 168. maddesine dayanılarak TBB tarafından çıkarılan ve bir düzenleyici işlem olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. ve 14/4. maddeleri ile getirilen düzenlemeler ile Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafii ve vekil ücretlerinin belirlenemeyeceğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. 5. Kısacası; Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretleri, 5320 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile Yönetmeliğin 8. ve 9. maddelerinde gösterildiği şekilde Adalet Bakanlığınca çıkarılan ayrık bir Tarife ile belirlenmektedir. 5271 sayılı Kanun ya da ilgili diğer mevzuatta aksi yönde bir hüküm de bulunmadığından Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretleri TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin kapsamında yer almamaktadır. Bu bağlamda; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1. ve 14/4. maddeleriyle getirilen düzenlemenin de zorunlu müdafii ve vekiller yönünden uygulama alanı bulunmadığı değerlendirilmektedir. Sonuç olarak, TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ilgili hükümlerinin Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretlerinin belirlenmesine ilişkin olarak uygulanamayacağı; Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretlerinin belirtilen mevzuat çerçevesinde "Adalet Bakanlığınca çıkarılan ayrık bir Tarife ile belirlenebileceği" kabul edilmelidir. 6. Yukarıda açıklanan düzenlemeler ışığında, temyiz incelemesine konu dava dosyası incelendiğinde suça sürüklenen çocuk yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince gösterilen maktu vekalet ücretine hükmedilebilmesi için kendisinin vekaletname ile atadığı bir vekille temsili gereklidir. Bir diğer ifadeyle, kanun koyucunun zorunlu müdafii ve vekillere ödenecek ücretler bakımından TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi dışında "tamamen ayrı bir tarifeyle farklı bir sistem belirlediği" aşikardır. Kısacası, zorunlu müdafii ve vekillere ödenecek ücretler Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan ayrık bir tarifeye göre ödenecektir. TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin zorunlu müdafii ve vekillere de uygulanabileceğine dair hiçbir norm bulunmaması ve dava dosyası içerisinde bulunan belgelere göre müdafiinin baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafii olduğunun anlaşılması karşısında, sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz talebinin reddine karar verilmiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. b. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede; Ele geçen madde miktarı ve çeşitliliğine göre sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, olay yakalama ve el koyma tutanağı, arama tutanakları, ön inceleme ve tartım tutanağı, Konya Emniyet Müdürlüğü uzmanlık raporları, Antalya Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü uzmanlık raporu, laboratuvar tetkik sonuç raporu, tanık beyanları, sanık savunmaları, uyuşturucu maddelerin ele geçirilme şekli, türü ile miktarı ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre, sanığın ele geçen uyuşturucu maddeyi ticari amaçla bulundurduğuna dair Mahkemenin kabulünde, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlenmesinde, koşulları bulunmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama dışı bırakılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı tespit edilmekle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştiri konusu dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR 1. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 04.01.2024 tarihli ve 2024/71 Esas, 2024/106 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin vekalet ücretine hasren yaptığı temyiz sebebi yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz itirazının reddi ile Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 04.01.2024 tarihli ve 2024/71 Esas, 2024/106 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri konusu dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/15136, K. 2026/8933, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2024-15136-e-2026-8933-k-e8c629b05eee