Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/4289 E. 2024/4584 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/4289
Karar No
2024/4584
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2894 E., 2023/1515 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin İade, Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar müdafilerinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2020 tarihli iddianamesiyle sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında başka suçla birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 14 kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bendi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.03.2021 tarih ve 2020/174 Esas ve 2021/144 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan (14 kez) 5237 sayılı Kanunun 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 3'er yıl 5'er ay 20'şer gün hapis cezası ile mahkumiyetlerine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3.Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.03.2021 tarihli kararına yönelik sanık ... ve müdafii, sanık ..., sanık ... ve müdafii ile sanık ...'ın istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesi'nin 22.09.2021 tarihli kararı ile; "... II- Sanık ..., ..., ..., ... hakkında kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf başvurularının incelenmesinde; Sanıkların aynı evde kalan ondört müştekiyi ellerini arkadan bağladıktan sonra para ve cep telefonlarını yağmalayıp o evde bırakıp gitmek şeklinde gerçekleştirdikleri eylemlerinin, aynı suçu birden fazla kişiye karşı tek bir fiille gerçekleştirmiş olmaları sebebiyle olayda TCK'nun 43/2 maddesinde yazılı olduğu üzere aynı neviden fikri içtima bulunduğu anlaşıldığından, mağdur sayısındaki çokluğun temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınması suretiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 109/2-3.a.b ve 43/2 maddesi delaletiyle 43/1 maddeleri uygulanmak suretiyle ceza tayini gerekirken, mağdur sayısınca suç kabul edilip sanıkların atılı suçtan 14 kez mahkûmiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, Sanıklar ile müdafilerinin bu suça yönelik istinaf istemleri yerinde görülmüş olmakla, 5271 sayılı CMK’nun 280/1 ve 289/1.maddeleri uyarınca incelemesi yapılan hükmün BOZULMASINA, Bozma kararının mahiyetine göre 5271 sayılı CMK'nın 280/3 maddesi gereğince hakkında kurulan mahkumiyet hükmünü istinaf etmeyen sanık ... Juanid'e bozmanın sirayet ettirilmesine,..." şeklindeki gerekçeyle sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ilk derece mahkemesince kurulan hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 4.Bozma üzerine Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.04.2022 tarih ve 2022/106 Esas ve 2022/105 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan (14 kez) 5237 sayılı Kanunun 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 3'er yıl 5'er ay 20'şer gün hapis cezası ile mahkumiyetlerine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5. Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.04.2022 tarihli kararına yönelik sanıklar ve müdafileri ile Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesi'nin 11.05.2023 tarihli kararı ile; sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerin kaldırılmasına sanıkların, 5237 sayılı Kanunun 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetlerine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; suçun silahla işlendiği iddiasıyla yapılan artırımın yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, re'sen gözetilecek sebeplerle usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; sanığın atılı suçu işlemediğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 3.Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, mahkumiyete yeterli kesin delil bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanıklar hakkında silah kullanıldığı gerekçesiyle artırım yapılamayacağına, re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 4.Sanık ... Shazi müdafinin temyiz sebepleri; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, çelişkili teşhis tutanakları üzerinden mahkumiyet kararı verildiğine, usulsüz ve eksik araştırma ile karar verildiğine, mahkumiyete yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince kararın bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine, re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 5.Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, mahkumiyete yeterli kesin delil bulunmadığına, ihtimal ve varsayıma dayalı olarak hüküm kurulduğuna, 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesinin değerlendirilmediğine, yağma suçundan hüküm kurulması nedeniyle ayrıca atılı suçtan ceza verilemeyeceğine, re'sen gözetilecek gerekçelerle kararın bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanıkların, aynı evde kalan müştekilerin ellerini silah ve bıçak tehdidi altında arkadan bağladıktan sonra para ve cep telefonlarını yağmalayıp, müştekileri elleri bağlı vaziyette evde bırakıp ayrılmak suretiyle silahla, birden fazla kişiyle birlikte cebir ve tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir. Temyizin kapsamına göre, A- İlk Derece Mahkemesinin Kabulü; İlk derece mahkemesince; "... sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde her bir müştekinin ellerini ayrı ayrı bağladıkları ve hareket etmelerini engelledikleri, sanıkların müştekilere karşı ayrı ayrı cebir uygulayıp eylemlerini gerçekleştirdiği ve bu şekilde mağdurları hürriyetlerinden yoksun kıldığı, dolayısıyla konusu suç olan sanıkların fiillerinin hem doğal anlamda hem de hukuki anlamda birden çok olduğu gözetildiğinde sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu açısından zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, sanıklar hakkında mağdur sayısınca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluştuğu..." kabul edilerek zincirleme suç hükümleri uygulanmadan sanıkların mağdur sayısınca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir. B- Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü; Bölge Adliye Mahkemesince; "...5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin ikinci fıkrasında yazılı "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da birinci fıkra hükmü uygulanır." hükmünün uygulamasında kastedilen "tek fiil" hareketin hukuki anlamda tekliğidir. Ceza Genel Kurulunun birçok kararında vurgulandığı üzere, bir fiilin hukuki anlamda tekliği ile doğal anlamda tekliği kavramları aynı değildir. Doğal anlamda gerçekleştirilen her bedensel eylem ayrı bir hareketi oluşturmakta ise de hukuki manada hareketin tek olması ile ifade edilmek istenen husus, doğal anlamda birden fazla hareket bulunsa dahi, bu hareketlerin, hukuki nedenlerden dolayı değerlendirmede birlik oluşturması suretiyle tek hareket olarak kabulüdür. Bir kısım suçların işlenmesi sırasında doğal olarak birden fazla hareket yapılmakta ise de ortaya konulan bu davranışlar, suçun kanuni tanımında yer alan hukuki anlamdaki tek bir fiili oluşturmaktadır. Somut olayda sanıkların yağma amacıyla girdikleri evde bulunan tüm mağdurların ellerini yağmaya karşı dirençlerini kırmak için bağladıkları, işleri bittikten sonra da ikameti kilitleyip gittikleri, normalde her bir mağdurun hareket özgürlüğü kısıtlandığı için birden fazla suç oluşturacak bir eylem var iken, olayda hukuki anlamda tek bir fiil ile aynı suçun birden fazla mağdura karşı işlenmesi hali söz konusu olduğundan, 5237 sayılı TCK’nın 43/2. maddesinde düzenlenen aynı neviden fikri içtima hükümleri uyarınca sanıklar hakkında tek bir ceza verilip bu cezanın arttırılması gerektiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak hüküm kurulması gerekmiştir...." şeklindeki gerekçeyle sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler kaldırılarak zincirleme suç hükümleri uygulanarak mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE A.Sanık ... Shazi ve sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden; Sanık ... Shazi müdafii ve sanık ... müdafinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanık ... Shazi'nin 29.04.2024 tarihli cezaevi tutanağına göre ve sanık ...'in, 17.04.2024 tarihli Bakırköy 19.Ağır Ceza Mahkemesi tutanağına göre temyiz isteminden vazgeçtiklerini bildirdikleri ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmıştır. B.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden; 1.Dava dosyası içeriği, mağdurların anlatımları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, sanıkların savunmaları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanıkların davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kabulünde isabetsizlik görülmediğinden, sanık ... müdafinin, suçun silahla işlendiği iddiasıyla yapılan artırımın yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanık ... müdafinin, sanığın atılı suçu işlemediğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanık ... müdafinin, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, mahkumiyete yeterli kesin delil bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanıklar hakkında silah kullanıldığı gerekçesiyle artırım yapılamayacağına yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR A.Sanık ... Shazi ve sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 266 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyizden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 11.05.2023 tarihli ve 2022/2894 Esas, 2023/1515 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2024 tarihinde karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/4289, K. 2024/4584, T. 28.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-4289-e-2024-4584-k-c7c034c1fdf1