Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/4110 E. 2025/3117 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/4110
Karar No
2025/3117
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/797 Esas, 2023/1891 Karar SUÇ : Halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama FİİL TARİHİ : 13.10.2017 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı 1.Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2018 tarihli ve 2017/937 Esas, 2018/514 Karar sayılı kararı ile sanığın halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 216/2, 43/1, 62/1. maddeleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231. maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Karar 14.06.2018 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir. 2. Sanığın denetim süresi içerisinde (18.02.2019 tarihinde) kasıtlı suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine dava dosyası yeniden ele alınmıştır. Akabinde; Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.01.2023 tarihli ve 2023/29 Esas, 2023/5 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 216/2, 43/1, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş; karar sanık tarafından istinaf edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 19.06.2023 tarihli ve 2023/797 Esas, 2023/1891 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçu işlemediğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; sanığın, "Twitter" isimli sosyal medya hesabından farklı tarihlerde "laiklik" ilkesine ve "laiklik" ilkesini benimseyen vatandaşlarımıza hitaben aşağılayıcı paylaşımlarda bulunduğu iddiasına ilişkin olarak, 1.5237 sayılı Kanun'un 216/2. maddesi "Halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklindedir. Atılı suçun oluşabilmesi için failin halkın bir kesimini sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılaması gerekmektedir. Somut olayda ise; sanığın ifadelerinin yöneldiği kesimin halkın "sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığı" yönünden bir kesimini oluşturmadığı anlaşıldığından unsurları yönünden oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Kabul ve uygulamaya göre de; A. Sanığın eylemine uyan suçun üst sınırının 1 yıl 6 ay hapis cezası olduğu gözetildiğinde; Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda ...basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki "hükme bağlanmış" ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar vermesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğmuş olması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, B. Basın ve yayın yoluyla atılı suçu işlediği anlaşılan sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 218. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz itirazı yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 19.06.2023 tarihli ve 2023/797 Esas, 2023/1891 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak ve 5271 sayılı Kanun'un 307/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı saklı tutularak oybirliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/4110, K. 2025/3117, T. 21.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-4110-e-2025-3117-k-0a07828bbe9c