Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3723 E. 2025/552 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3723
Karar No
2025/552
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 6136 sayılı ateşli silâhlar ve bıçaklar ile diğer aletler hakkında Kanun'a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.03.2015 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır. İstanbul 70. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13/4, 5237 sayılı Kanun'un 62, 52/2. maddeleri uyarınca 1 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli kararı ile hükmün açıklanarak 6136 sayılı Kanun'un 13/4, 5237 sayılı Kanun'un 62, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251/3, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddeleri uyarınca 22 gün hapis ve 360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, söz konusu kararın, itiraz edilmeksizin 16.05.2022 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.08.2023 tarihli ve 2022/18098 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2023 tarihli ve KYB- 2023/94027 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine, İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/03/2022 tarihli kararı ile hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; ihbara konu olan İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/05/2021 tarihli ve 2021/57 Esas, 2021/207 sayılı kararı ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan mahkumiyeti ile 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesi gereğince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tâbi tutulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir “hüküm” olmadığı, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uygun davranması halinde davanın düşeceği bunun sonucu olarak anılan kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesinde sayılan hükümlerden olmayıp, bu kararların kasıtlı suçtan mahkumiyet olarak kabul edilme imkanı bulunmadığı gözetilmeden, 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılarak hükmün açıklanması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Kabule göre de; 1-) Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13/4 ve 5237 sayılı Kanun'un 62. maddeleri uyarınca tayin edilen 22 gün hapis ve 18 gün adli para cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi gereğince 1 gün karşılığı 20,00 Türk lirası üzerinden paraya çevrilmesi sonucunda, 22 gün hapis ve 360,00 Türk lirası adlî para cezalarına hükmedilmesi gerektiği halde, 1 ay hapis ve 360,00 Türk lirası adlî para cezalarına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde, 2-) Dosya kapsamında bulunan adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Hükmün kesinleşmesinden sonra infazı aşamasında, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesi uyarınca hükümlüye yüklenen yasak niteliği haiz mermi bulundurma suçunun temas ettiği 6136 sayılı Kanun'un 13/4. maddesinde düzenlenen suçun ön ödeme kapsamına alındığı anlaşılmakla, inceleme konusu hüküm hakkında belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 20.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/3723, K. 2025/552, T. 20.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-3723-e-2025-552-k-bfc2039f1286