Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3441 E. 2023/10149 K. – Hakkı Olmayan
Konu: Hakkı Olmayan Yere Tecavüz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3441
- Karar No
- 2023/10149
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakkı Olmayan Yere Tecavüz
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1101 E., 2016/641 K. SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanunu) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 14.05.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hapis cezasından çevrili 24.000,00 TL ve doğrudan verilen 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; eksik inceleme ile karar verildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın kastının bulunmadığına, suçun manevi unsurunun olmadığına, iş makinalarının sanığın bilgisi dışında çalıştığına, o bölgede kurumların alt yapı çalışması yaptığına bu nedenle atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin bu nedenle göz ardı edildiğine, sanığın katılanın oğlunun talebi ile suça konu taşınmazı temizlettiğine, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. Katılanlar vekilinin temyiz istemi; sanık hakkında verilen cezanın isabetli olduğuna ancak verilen cezanın yetersiz olduğuna, sanık hakkında indirim yapılmasını gerektirir durum olmamasına karşın indirim yapılmasının yasaya aykırı olduğuna ayrıca indirim yapılırken yanlış hesaplama yapıldığına, cezanın paraya çevrilip taksitlendirmesi için hiçbir olumlu durum bulunmadığına, sanığın aynı zamanda hırsızlık suçundan da cezalandırılması gerektiğine, zira toprak alındığının raporla tespit edildiğine kararın usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay katılana ait 197 ada 5 numaralı parsel hakkında katılan tarafından el atmanın önlenmesi ve eski hale iade talepli dava ikame edildiği ve ikame edilen davada, yapılan keşif sonucu ibraz edilen bilirkişi raporunda, davaya konu parsel üzerinde toprak malzemenin alınarak, parselin doğal toprak yapısının bozulmuş olduğu, parsel üzerinden alınan toplam toprak miktarının 2.161,60 m3 olduğu, zeminin yoğunluğunun da yaklaşık olarak 2.10 m3 olduğu kanaatine varıldığı bildirildiği, davaya konu parselin tekrar eski hale getirilebilmesi için parsel üzerinde bulunan toprak zemine uygun malzeme temin edilerek, bu malzemenin tabakalar halinde sıkıştırılarak, parsel üzerinde yapılması gerektiği ve böylece parselin eski hale getirilebileceği kanaatine varıldığının bildirildiği Manavgat 4. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından, 11.02.2015 tarihinde 197 Ada 5 parselde vaki el atmanın önlenmesine ilişkin karar verildiği, sanığın bu suretle hakkı olmayan yere tecavüz suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE 1. Sanık savunması tanık beyanları yapılan keşif alınan bilirkişi raporları ve tüm dava dosyası kapsamında elde edilen delillerden, sanığın herhangi bir hakka dayanmadan katılana ait taşınmazda tesviye yapıp katılana ait taşınmazla kendi taşınmazını aynı seviyeye getirip suça konu taşınmaz üzerinde düzenlemeler yaparak işgal ettiği anlaşıldığından ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 3. Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen "...Sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5237 sayılı Kanun'un 154/1. maddesi uyarınca tayin olunan 1 yıl hapis cezasından 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca indirim yapılırken hapis cezasının 10 ay yerine 8 ay olarak, 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a, maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezası adli para cezasına çevrilirken 300 gün yerine 240 gün olarak 52/2. maddeleri uyarınca hapis cezasından çevrili para cezasının 30.000,00 TL yerine 24.000,00 TL olarak belirlenmesi..." dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulandığı paragraftan " 8 ay hapis" ibaresinin çıkartılarak yerine "10 ay hapis" ibaresinin eklenmesine, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin uygulandığı paragraftan "240" ibaresinin çıkartılarak yerine "300" ibaresinin eklenmesine, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulandığı paragraftan "24.000.00 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "30.000,00 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.