Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/1939 E. 2025/3767 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/1939
Karar No
2025/3767
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1255 Esas, 2022/1214 Karar SUÇ :Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemİnin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı 1.İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2020 tarihli ve 2020/237 Esas, 2020/357 Karar sayılı kararı ile sanığın halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 216/3, 43/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş; karar, sanık müdafii tarafından istinaf edilmiştir. 2. Akabinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 27.10.2021 tarihli ve 2020/1216 Esas, 2021/1334 Karar sayılı kararı ile hükmün "Sanığın yapmış olduğu paylaşımların suç işleme kararının icrası kapsamında hangi zaman diliminde atıldığının tespit edilmeden TCK'nın 43 maddesinin uygulanma nedeninin yeterince tartışılmaması," şeklindeki gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Akabinde; İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2021/613 Esas, 2022/633 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 216/3 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş; karar, sanık müdafii tarafından istinaf edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 03.11.2022 tarihli ve 2022/1255 Esas, 2022/1214 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığın cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın "Facebook" isimli sosyal medya hesabından Hz. ...i ve Hz. ...yi aşağıladığı iddiasına ilişkin olarak; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, ikrarına göre paylaşımın sanık tarafından yapıldığının saptandığı, sanığın ifadelerinin "ifade ve düşünce özgürlüğü"nü aştığı, ülkemizin çoğunluk yapısı itibariyle İslam dinine mensup olan halk nazarında paylaşıma karşı yapılan suç duyuruları da dikkate alındığında paylaşımın kamu barışını bozmaya elverişli olduğu ve bu nedenle objektif cezalandırılabilme koşulunun da oluştuğu anlaşılmaktadır. 5237 sayılı Kanun'un "cezanın belirlenmesi" başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada "orantılılık ilkesi" ile sanığın pişmanlık içermeyen savunmaları nazara alındığında temel cezanın üst sınırdan belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının hukuka uygun olduğu tespit edildiğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda ...basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki "hükme bağlanmış" ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar vermesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğmuş olması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Kabul ve uygulamaya göre de; basın yayın yoluyla atılı suçu işlediği anlaşılan sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 218. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği hususunun gözetilmemesi, Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 03.11.2022 tarihli ve 2022/1255 Esas, 2022/1214 Karar sayılı kararının, sanığın kazanılmış hakkı saklı tutularak ve 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/1939, K. 2025/3767, T. 12.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-1939-e-2025-3767-k-39059f6de41e