Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/1181 E. 2024/4478 K. – Banka Veya Kredi

Konu: Banka Veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/1181
Karar No
2024/4478
Karar Tarihi
Konu
Banka Veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/5 D.İş SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılması kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 23.11.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2020 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükme yönelik Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.01.2021 tarihli kararı ile itirazın kabulü ile Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2020 tarihli kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.03.2023 tarihli ve 2022/14958 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.04.2023 tarihli ve KYB-2023/35862 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.04.2023 tarihli ve KYB-2023/35862 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/10/2020 tarihli kararına karşı duruşmada hazır bulunan Cumhuriyet savcısı tarafından 04/12/2020 tarihinde yapılan itirazı, mercii Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/01/2021 tarihli kararıyla kabul ederek anılan kararın kaldırılmasına hükmetmesini müteakip, yapılan yargılama neticesinde, Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/06/2021 tarihli ve 2021/44 esas, 2021/423 sayılı sanığın nitelikli hırsızlık suçundan mahkumiyetine ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 06/04/2022 tarihli ve 2021/2204 esas, 2022/1099 sayılı kararıyla, Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/10/2020 tarihli kararının duruşmada hazır bulunan Cumhuriyet savcısına tefhim edildiği ve 7 günlük süreden sonra itiraz edilmesine rağmen mercii Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesince itirazın süre yönünden reddi yerine kabulüne karar verilmesinin kanuna aykırı olduğu, mahkemesince bu durumun kanun yararına bozma yoluna ihbar edildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verildiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği hususu değerlendirilerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesinde "Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır." şeklindeki, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 268/1. maddesinde "Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263 üncü madde hükmü saklıdır" şeklindeki, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 268/3-c. maddesinde " Asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından verilen kararlara yapılacak itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulundukları ağır ceza mahkemesine ve bu mahkeme ile başkanı tarafından verilen kararlar hakkındaki itirazların incelenmesi, o yerde ağır ceza mahkemesinin birden çok dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye; son numaralı daire için birinci daireye; o yerde ağır ceza mahkemesinin tek dairesi varsa, en yakın ağır ceza mahkemesine aittir" şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, somut olayda, Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/10/2020 tarihli kararına karşı duruşmada hazır bulunan Cumhuriyet Savcısı tarafından 04/12/2020 tarihinde 7 günlük itiraz süresi geçtikten sonra itiraz edildiği anlaşıldığından, meciince dosyanın esasına girilmeksizin itirazın süre yönünden reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar vermesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 23.11.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2020 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.01.2021 tarihli kararı ile itirazın kabulü ile Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2020 tarihli kararının kaldırılmasına karar verildiği, Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında yeniden yapılan yargılama neticesinde 21.06.2021 tarihli kararı ile sanığın bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı sanık müdafiinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 06.04.2022 tarihli kararı ile Cumhuriyet savcısının itirazının yasal süresinden sonra olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği belirlenmiştir. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2020 tarihli karar duruşmasında Cumhuriyet savcısının da hazır bulunduğu, tefhim olunan karara karşı Cumhuriyet savcısının, kararın 01.12.2020 tarihinde tebliğ edildiğini belirterek 04.12.2020 tarihinde itiraz kanun yoluna başvurduğunun anlaşılması karşısında, 7 günlük itiraz süresinden sonra yapılan itirazın süre yönünden reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.01.2021 tarihli ve 2021/5 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2024 tarihinde karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/1181, K. 2024/4478, T. 23.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-1181-e-2024-4478-k-5790e8f1f198