Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/5520 E. 2023/8032 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/5520
- Karar No
- 2023/8032
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/389 E., 2015/858 SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık, bedelsiz senedi kullanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2015/389 Esas, 2015/858 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a. Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 51 inci uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine b. Sanık hakkında dolandırıcılık ve bedelsiz senedi kullanma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ a. Sanık müdafii verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin atılı suçu işlemediğini belirterek hükmü temyiz etmiştir. b. Katılan vekili tarafından sanığın üzerine atılı bedelsiz senedi kullanma ve dolandırıcılık suçlarının oluştuğu belirtilerek hükümler temyiz edilmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılan ... ile sanık arasında ticari ilişki bulunduğu, katılanın sanığa olan borcu nedeniyle 20.000 TL bedelli senet verdiği, katılanın senet üzerine sadece rakamla 20.000 TL ile ismini yazdığı ve imzasını attığı, diğer kısımlarıysa boş bıraktığı, sanığın almış olduğu bu senedi kendisinin doldurduğu, 20.000 TL olan borç hanesinin önüne 1 rakamını eklemek suretiyle 120.000 TL'ye dönüştürdüğü ve tahsil için İNG bankasına verdiği, bu suretle sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik, bedelsiz kalmış senedi kullanma ve dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla sanık hakkında kamu davaları açılmıştır. 2. Sanık, atılı suçları işlemediğine ilişkin savunmada bulunmuştur. 3. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; sanığın keşidecisi katılan ... olan bono vasfını haiz senedin rakamlı meblağ kısmında sonradan keşideci katılanın bilgisi ve rızası dışında '1' rakamı ekleyerek tahrifat yapmak suretiyle üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği, dolandırıcılık ve bedelsiz senedi kullanma suçlarının ise unsurlarının oluşmadığı kanaatiyle temyize konu hükümler kurulmuştur IV. GEREKÇE A. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden 1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulama yönünden Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Dolandırıcılık ve bedelsiz senedi kullanma suçlarından kurulan hükümler yönünden 1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 156 ncı ve 157 nci maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 11.06.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR A. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2015/389 Esas, 2015/858 Karar sayılı Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Dolandırıcılık ve bedelsiz senedi kullanma suçlarından kurulan hükümler yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2015/389 Esas, 2015/858 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2023 tarihinde karar verildi.